Trabzonspor’un yeni Başkanı Muharrem Usta ve yönetimini, genel kurula renk katıp yarışı burun farkıyla kaybeden, ancak hafızalarda başkanlık için ilk alternatif olarak kazınan Celil Hekimoğlu’nu kutlayarak başlayalım yazıya.
Bu arada tüm hesaplarını gelecek sezon için yapan yeni yönetim bence ilk icraat olarak sezon sonuna kadar Sadi Tekelioğlu ile devam kararı almalı..
Çünkü Sadi Hocamız bu işin üstesinden gelecek birikiminin yanında, bu sayede aradan sıyrılabilecek birkaç genç oyuncunun da önü açılabilir.
Ancak biz kişileri ne olduğuna göre değil de, nasıl göründüğüne göre değerlendirdiğimiz için, hiç hak etmeyenlere verdiğimiz abartılı değerlerle sıkıntıdan kurtulmuyoruz.
***
Sahaya gelecek olursak..
Eksiklerin fazlalığından Sadi Hoca sahaya gönlündeki değil de, zorunlu kadroyu sürünce Bordo-Mavililer ilk yarıda beklenen futbolunu sergileyemedi. M’bia’nın ofansa yardım etmesi için iki ön liberoda görev yapan Okay ve Aykut o kadar pas hatası yaptı ki..
Neredeyse her aldıkları topla rakibe kontratak şansı verdiler.
Sanırsınız Trabzonspor’da değil de Eskişehir’de ön libero oynuyorlar.
Neyse ki Cardozo’nun golü imdada yetişti..
Bu arada ne kadar eleştirilerse eleştirilsin, ben de ‘Cardozo varsa Cardozo oynar’ diyenlerdenim. Nitekim büyük usta ayrıca ikinci yarıda aldı verdi, şutladı, penaltı yaptırdı ve Mehmet Ekici’nin golüyle Trabzonspor 2. golü bulup rahatladı.
Durum 2-1’e gelince telaşlandık; ama genç Muhammet hocasının kendisine verdiği şansı çok iyi kullanıp hem galibiyeti garantileyen golü attı, hem de Süper Lig’de bu sezon gol atan en genç oyuncu oldu, hem de Sadi Hoca geçmişte yaşanan Ferdi şokuna uğramadı.
İnşallah, Muhammet örnekleri çokça olduğu gibi bazı yaştaşlarının yaptığı hatalara düşmez ve uzun yıllar Trabzonspor’a hizmet eder.
Ve de 7 sülalesini kurtarır..
***
Sonuç olarak üç golle gelen üç puan umalım ilk yarının kalan 3 maçında da tekrarlanır ve 4 maçta 12 puanla ikinci yarıya umutlu bir başlangıç yapılır.
Bizleri sevindiren herkesi kutluyorum.