Köprübaşı Belediye Başkanı Ali Aydın’ın sözleri yalnızca ekonomiye değil, vatandaşın hayatına hangi pencereden baktığını da gösteriyor. Yıllarca öğretmenlik ve eğitim yöneticiliği yapmış bir isimden toplumun geçim derdini daha yakından okuması beklenir. Buna rağmen parkta 25-30 liraya çay içilmesini “millette para var” düşüncesine dayanak yapmak, hayat pahalılığını bir bardak çaya indirgemektir.

1974’ün Kuyruğuyla Bugün Açıklanır mı?

Başkan, kamyoncu olan babasının 1974’te bir bidon mazot alabilmek için saatlerce, hatta akşama kadar kuyrukta beklediğini anlatıyor. Doğrudur. Ancak 1974 sıradan bir yıl değildi. Kıbrıs Harekâtı’nın yaşandığı, küresel petrol krizinin etkilerinin sürdüğü olağanüstü bir dönemdi. Bir eğitimci ve belediye başkanının bu tarihsel şartları bilmesi gerekir. Bilmiyorsa eksikliktir; biliyor ama bugüne ölçü yapıyorsa daha büyük sorundur.

Çünkü bugün mesele kuyrukta mazot bulunup bulunmaması değil, vatandaşın o mazotu alacak parayı bulup bulamamasıdır. Aynı şey et için, kira için, elektrik ve doğalgaz faturası için de geçerlidir. Rafların dolu olması, ceplerin de dolu olduğu anlamına gelmez.

Bir Bardak Çay Refah Ölçüsü mü?

Vatandaşın parkta 25-30 liraya çay içmesini ekonomik rahatlığın göstergesi saymak başlı başına yanlış bir ölçüdür. Belki o insan et alamıyor, aracını eskisi kadar kullanamıyor, torununa gönlünce harçlık veremiyor. Belki hayatın bütün yükünün arasında kendisine kalan tek küçük keyif o bardak çay.

Refah, insanın çay içebilmesiyle değil, o çayın parasını ödedikten sonra cebinde ne kaldığıyla ölçülür.

Başkan Kendini mi Kastediyor?

Başkan “millette para var” derken acaba kendi hayat standardından mı hareket ediyor? Düzenli ve görece yüksek gelire sahip bir yöneticinin ekonomik gerçekliğiyle dar gelirlinin, emeklinin, asgari ücretlinin gerçekliği aynı değildir. Kendi hayatınızdan baktığınızda gördüğünüz manzarayı bütün topluma teşmil edemezsiniz.

Mesele bir bardak çay değildir. Mesele, iktidarı savunmak uğruna vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkışmışlığı küçümsemek ve insanları kendi hayatlarının hesabını yapamayacak kadar bilgisiz görmektektir.

Çay bardağından memleket ekonomisi okunmaz. Okunmaya kalkılırsa da ortaya refah tablosu değil, vatandaşın sofrasından ve cebinden ne kadar uzaklaşıldığının fotoğrafı çıkar.