Bu tesadüf olabilir mi?
Daha iki hafta önce bu sahada hakemlikte ‘Dünya markası’ ve ‘Türkiye’nin gururu’ denilen Cüneyt Çakır, bariz bir şekilde iki metre önündeki pozisyonda penaltı vermeyerek Trabzonspor’u yakmıştı..
Yakarken de bütün Türkiye “Bariz penaltı. Trabzonspor resmen yakıldı” noktasında birleşmişti..
TFF de, MHK de kabul etti..
Ve daha geçen hafta..
Kasımpaşa-Rizespor maçının hakemi Deniz Çoban verdiği yanlış penaltı kararı sonrası, maçın kaderine etki ettiği için vicdanının sesini dinleyerek milyonların gözü önünde çıkıp “Hata yaptım. Özür diliyorum. Gerekeni yapacağım” demiş..
Ardından da..
Gözyaşları arasında istifa ederek hakemlik yaşantısına son verip, düdüğünü asmıştı..
Ders olmuş..
Ders vermişti..
Herkes hakemler bundan sonra daha dikkatli olur, üzerine düşen dersi alır diye bekledi..
Ama nerede..
Avni Aker’de bir hafta ara ile aynı manzara..
Dozajı da daha fazla!
Cüneyt gitti.
Adeta “Ben daha kralıyım” dercesine Süleyman geldi!..
Bir takımın hem de kendi saha ve seyircisi önünde kaderi ile ancak böyle oynanır dercesine yaptığı bariz hatalarla Trabzonspor’un ipini çekti..
Gözünün önünde ceza alanı dışındaki bir pozisyonu penaltı olarak değerlendirdi..
Buna rağmen ortalık yıkılmamış, hata denilip geçildi!..
Yenik duruma düşen Trabzonspor beraberliği yakalamış, galibiyet golünü attı atacak denirken yine Abay ve yardımcısı devreye girince “Bu işte bir iş var” dememek mümkün olmamıştır kardeşim.
O uyduruk penaltıdan sonra hakem Abay, yardımcısı ile bariz ofsayt pozisyonda Trabzonspor’a golü yediriyorsa, bunun ‘Hakem de insan hata yapar’ denerek, izah edilecek hiçbir gerekçesi olamaz..
Hakem de insan hata yapar ne demek!..
Bir takımın kaderi ile bir maçta iki kez oynamanın neresine ‘Hakemde insan hata yapar..’ diyeceğiz.
Geçiniz..
Sonuca etki edecek hata yapmamak..
Maçın kaderi ile oynayacak hata yapmamak..
90 dakika dikkatli bir şekilde maçı yönetmek..
Bir hakemin olmazsa olmaz görevidir.
Yapamıyorsa o düdüğünü asmak zorundadır..
‘Ah ne yaptın’ dedikleri Deniz Çoban örneği artık önlerinde kaçınılmaz bir sondur..
Çünkü Deniz Çoban’ın geçen hafta bütün hakemlere örnek olacak şekilde yaptığı vicdanı davranış, bundan sonra hakemler için Demokles’in kılıcı gibi hep karşılarında olacaktır!.
Dün olduğu gibi hep hatırlatılacaktır..
Süleyman Abay dün akşam maçın kaderine direkt etki etmiş, tıpkı Galatasaray maçında yaşanan hakem trajedisinin bir benzerini fazlası ile ortaya koymuştur!..
Ne yazık ki..
Maçı bir taraftan almış, diğer tarafa vermiştir..
Bunun adı ‘Hakem de insandır hata yapar’ olabilir mi?
Penaltı olmayan pozisyona penaltı ver..
Ofsayt olan pozisyonda golü ver.
O zaman hakem ne iş yapar?
Diye sormak gerekmez mi?
***
Gelelim maçın taktiksel bakışına..
Trabzonspor özellikle ilk 45 dakika sahada sonuca gidecek bir tempo ortaya koyamadı.
İkinci yarıda tam oyunda üstünlüğü yakalamaya çalışırken haksız bir penaltı golü ile yenik duruma düştükten sonra toparlanıp beraberliği yakaladı.
Oyunda da üstünlüğü yakalayıp galibiyet golünü ararken, bu kez ofsayt pozisyonda yediği golle gardı düştü..
Futbol olarak..
İlk yarıya hayır..
İkinci yarıya evet diyorum..
Ve Şota..
Oyuncu değişikliklerinde önemli hatalar yaptığını düşünüyorum.
İkinci yarı rakip sahaya oyun yıkıldığında özellikle Cardozo çok daha önce oyuna sokulmalıydı, sokulurken de N’Doye çıkarılmayıp çift forvetle yüklenmek gerekirdi..
Eğer Trabzonspor Avni Aker’de böylesine rakiplere karşı oynuyorsa tek vuruşların usta ayağı ve takımın tek gol ayağı olan Cardozo ilk 11’de banko oynar.
Oynatırken de sabredeceksin..
Bu tip oyuncular hiçbir şey yapmadığını düşündüğünüz anda sonucu değiştirir.
Bu örneği çok yaşadık..
Ve başta Erkan olmak üzere bazı futbolcuların takım arkadaşlarının sırtından geçinip sahada var olmaya çalıştıklarını da söylemek istiyorum.
Onlara yeter artık demek lazım!..
Fakat..
Baştan belirttiğim gibi bütün bunların önüne maçın hakeminin bariz hataları geçti..
Trabzonspor’u özellikle ilk yarıdaki olumsuz futbolu ile sorgularken, ikinci yarıda tam kendini bulmaya başladığı dönemde hakem faktörü devreye girerek sonuca direkt etki edince maçın taktiği maktiği kalmadı!..
Bugünkü tabloya üzülmemek mümkün değil..
Ligin ilk 6 haftasında oynanan futbola genel olarak baktığımız zaman geçen haftaki Osmanlıspor karşısında oynanan son derece kötü futbol ve alınan yenilgi dışında Trabzonspor’un puan olarak hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum.
Yangına gerek yok..
Milli maç nedeni ile verilen 15 günlük arayı toparlanma açısından iyi değerlendirmek gerek..
Daha yolun başındayız.
Hep dedim..
Trabzonspor’un sahadaki yıkımı kimsenin işine yaramaz!
Yaradığını düşünenler Nasrettin Hoca misali bindikleri dalı kesiyorlar..
Desenize ki umurlarında mı?