Komşuluk, hem dini hem de sosyal açıdan çok ehemmiyet vermiş olduğumuz bir olgudur.
“Komşusu açken tok yatan, bizden değildir.” hadisiyle sabit olduğu üzere, dinen komşuluk ilişkilerinde hile hurda yapmak, hasetlik düşünmek neredeyse “haram” noktasında değerlendirilmektedir.
“Ev alma, komşu al.” ve “Komşu komşunun külüne muhtaçtır.” atasözleri de komşuluğun değerini sosyal açıdan ortaya koymaktadır.
Fakat biz bir arada huzur içerisinde yaşamayı pek beceremeyiz. Her şeyi bir yana koyar, ne yapar eder becerir, bir hırt çıkarırız. Ülkelerde de, şehirlerde de, mahallelerde de bu durum hep böyledir.
İşte Rize’yle Trabzon arasında yıllar süren bir sevimsizlik yaşanmaktaydı. Nitekim geçen yıl barış için bir meşale yakılmıştı. Umarım bu girişimin meyvesi hamken koparılmaz.
***
Trabzonspor bize her zamanki gibi tutuk, sevimsiz, mücadeleden uzak, kolektif oyunla alakası olmayan 90 dakika izletti.
Ama gollerin hakkını yememek gerekiyor. Trabzonspor adına atılan her iki gol de birinci sınıf, on numara, beş yıldızdı.
Adrian ve Malouda’nın füzeleri bir nebze olsun gecenin karanlığını ve sessizliğini delerek ışık saçtı.
Öyle görülüyor ki Trabzonspor bu futbolla ligde çok sancılı ve sıkıntılı günler geçirecek.
Rizespor genel manada sağlam bir takım ama lig tecrübesizliği bazı zaafiyetleri de öne çıkarıyor. Rıza Çalımbay’ın deneyimi, disiplini umarım Rizespor’u ligde tutmaya yetecektir.
***
Aslında bu yazımda farklı şeyler yazmayı planlıyordum.
Her bir futbolcuyu ayrı ayrı analiz etmek, eksik gördüğüm yanlarını sizlerle paylaşmak için almış olduğum notları, Volkan gözyaşı dönerken, buruşturup attım.
Volkan Şen birkaç gün önce günah çıkarırcasına “Trabzonspor’a borcum var. Sezon için iyi bir hazırlık dönemi geçirdim. Borcumu ödemeye çalışacağım.” diyerek, kendi performansından çok da memnun olmadığını, samimi bir dille ifade etmişti.
Bu durumdan cesaretlenen “densiz taraftar müsveddeleri” Volkan Şen’e önce para fırlatarak ardından da ailesine küfür ederek bir insanlık ayıbı, kusuru, kabahati işlemişlerdir.
Volkan haklı olarak belirli bir ölçüde tepki vermesinin ardından bu krizi yönetemeyerek sahayı terk etti.
Ey taraf olduğunu sanan taraftar!
Gencecik bir insanın belki de futbol hayatını bitirebilecek, onu oynadığı takıma ve taraftarına küstürecek, dünyasını karartacak bir hamle yaptın. Bunda da başarılı oldun. Mutlu musun?
Biraz empati kur! Aynı durumda yeğenin, çocuğun, kardeşin, kuzenin, can dostun olabilirdi.
Volkan’a yapmış olduğun muameleyi düşününce hiç için sızlamadı mı? Sızlamamış olacak ki düştüğün ayıbın ardından kameralara dönüp göğsüne vura vura “Ben yaptım!” diyerek şov yapıyorsun.
Ey taraf olduğunu sanan taraftar!
Futbol bir oyun. Ama sen bu oyunun bir parçası olmayı hak etmiyorsun... Tribünlere yakışmıyorsun. Sen ve senin gibiler gelmeyin!
Yönetim, teknik ekip, futbolcular ve gerçek taraftarlar bütünleşip Volkan Şen’i bağrına basıp, tekrar şaşalı günlerine dönmesi için sahip çıkmalıdır.
Dip Not: Umarım Batuhan’ın yedek kulübesinde bacak bacak üstüne atarak içerisinde bulunmuş olduğu keyifli durumu, sahada bir mücadeleye dönüşür. Ama ondan asla bir Burak olmaz!