Varşova’nın üç maçta 9 puan aldığını  bilen Trabzonspor mutlaka Lokeren maçını galibiyetle tamamlamalıydı. Trabzonspor’un başlangıçta kazanma arzusu ve gol bulma istediği daha yüksekti. Maç öncesinde takım dizilişine baktığımızda Hailhodzic’in 8 yabancı oyuncu ile başlaması mantık olarak doğru bir tercihti.
 Yalnız transferde alınan iki tane istikbal vadeden sol beke rağmen Zeki’nin tercih edilmesi de düşündürücü. Rakibin bu maçta puana razı bir oyun mantığı vardı. Galibiyeti zorlayan bir oyun anlayışı yoktu. İlk yarıda her iki takım ayağa pasa dayalı alan savunmasında topa sahip olma düşünceyle, mücadelenin az olduğu, ölü toplardan gelebilecek gole dayalı anlayışla oynadı. Nitekim ilk yarı 0-0 sona erdi.
 İkinci yarıya baktığımızda daha derli toplu, daha çok topa sahip olan ve rakip alanda görünen bir Trabzonspor vardı. Bu oyun anlayışına rağmen ölü toptan kazanılan gol Trabzonspor’a  hem skor hem de moral avantajı temin etti.
Rakibin hücumda hiç etkin olmayışı maçın kalitesinin yükselmesine mani oldu. Bu oyun temposu içerisinde Trabzonspor oyun üstünlüğünü devam ettirdi ve ikinci golü de bulmakta sıkıntı çekmedi. Lokeren’in kazandığı bir iki pozisyon vardı. Onlar da gol olmayınca Trabzonspor net bir galibiyetle Gaziantepspor ve önündeki Avrupa maçları öncesinde moral buldu. Sonuç olarak Trabzonspor hak ettiği galibiyeti aldı.