Çoluk çocuğumla beraber uzunca bir süredir evimizde huzur dersleri yapmaktayız. Haftada bir iki gün kitap okumaktayız. Şu anda okuduğumuz kitap büyük alim ve müceddid Hindistanlı İmam Rabbani(v.1624). Okuduğumuz kitabın adı MEKTUBAT...
Dün akşam sahurdan önce kitabın 112 ile 113.cü sahifelerini okuduk. Büyük İmam bu sahifelerde öğrenilmesi gereken ilimleri müteala ediyordu. Din ilimleri öğrenilmesi farzdır diyor ve aklı ilimlerin de okunması gerektiği üzerinde fikir beyan ediyordu.
Aklı ilimlerden yola çıkarak Peygamberimiz (SAV) bir hadiste aynen şöyle der; “Cennet kılıçların gölgesi altındadır” Yani burada atom bombası, füze vb. gibi silahlara sahip olunması lazım geldiğini önemle vurguluyordu.
Günümüzde bazı çevreler her daim çağ atladığımızı ve geçmişe özenmenin gerekli olmadığını özellikle işlemektedirler.
Gerçekten çağ mı atladık?!
Eğer açılıp saçılmada, ticarette, yalan dolanda, komşuluk ilişkilerinde sınır tanımamada ve aile bağlarının kopma noktasına gelmesinde vb. gibi çok elzem işlerde eğer çağ atlanıyorsa bende varım evet çağ atladık!
Bakınız sülbünden geldiğimiz ecdat neler yapmıştır? Büyük devlet olmanın sorumluluğuyla ellerinden geleni hem de en üst seviyede yaparak dünya liderliğini ellerinde bulundurmaya devam etmişlerdir. Bir örnek vereyim inşaallah konum daha iyi anlaşılacaktır. Fatih Sultan Mehmet 1453’te İstanbul’u alacağı zaman bugünün çağdaş! denilen Avrupa, Amerika vb. gibi diğer devletlerin akıllarının ucundan geçmeyecek iş yapar ve toplar döktürür. Fatih İstanbul surlarını döktürdüğü bu toplarla döve döve darmadağın ederek İstanbul’u almıştır. Bun fetihte Allah’ın izni ve nasibi vardı.!
Daha ilginci atalarımız, kısaca ecdat atom bombasıyla hangi zaman diliminde ilgilenmişler bir baksanıza!
Eğer dedelerimiz ninelerimiz Osmanlılar bir dünya devleti iseler bunu dünya çapında bugünün Amerikası ve Rusyası gibi buluşlarına borçludurlar.
Nasıl ki bugün Amerika ve Rusya insanın aklından geçmeyecek silah yapıyorsa dün bunu bizim ecdadımız, Göktürkler, Selçuklular ve Osmanlılar yapmaktaydı. Hem bu gelişmeler olurken milli ve manevi değerlerinden herhangi bir tanesi ortadan kalkmadan bunları yapmaktaydılar.
Bugün Amerika, Rusya ve İsrail her türlü sılahı yapma teknolojik becerisyi ortaya koyup silah yapacak bizler Müslüman topluluklar kalkıp bu emperyal devletlerin ayağına gideceğiz ve paramızla rezil olmayı sineye çekerek silah dileneceğiz. Tabii verirse! Bizler dünü unutmuyoruz! Daha düne kadar devlet ricali ihtiyaç duyduğu silah ve araç gereci bu emperyal devletlerden istediğinde parasını verdiğimiz halde bir türlü parasını verdiğimiz silahı alamazdık! İşte Apaçhi savaş helikopteri vb. gibi daha başka onlarca savaş araç gerecinin parasını verdiğimiz halde alamazdık!
Bugünlerde o eski alışkanlıklarımızı bırakarak -yani nasıl olsa emperyal devletlerden alıyoruz demek gibi- hayati adımlar atmaya çalıştığımızı da önemle vurgulamak isterim. Yeterli mi değil ama yeni yeni kendimize gelmeye başladık. Şu beş on yıldan beri bazı önemli adımlar atılarak kendi askeri teçhizatımızı yapmaya başladık. Kendi uydumuzu yaptık, kendi tankımızı yaptık, inşaallah çok yakın bir zaman diliminde kendi savaş uçağımızı da yapacağız! Olaylara siyasi bakmadan bunların daha da fazlasını ortaya koymadan hergün Müslüman ölümlerini izlemeye devam ederiz!
Peygamberimiz ne de güzel ifade etmişlerdir; “Düşmanın silahıyla silahlanın!” Evet bu hadis devamlı teyakkuzda bir tavrı gerektirdiği ve her sahada çalışma yapılarak dünya devleti olunması için gayret edinilmesini bizlere emir buyurmaktadır!...