Trabzon’da futbol sokakta ve mahalle arasındaki çimenlerde başladı. Siz 20,  ben saysam 30’e yakın semt sahası vardı bundan 30 yıl önce  futbolun beşiği olan Trabzon’da. Ancak bu toprak ve yeşil alanlar ne yazık ki konutlarla dolduruldu. Gençlik, futbol ve spor yapacak alan bulamaz oldu. Gelişen teknolojiye yönelik olarak analog olmaktan çıkan gençler artık digital aletlerinin esiri oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Okullar sisteminde değişiklik yaptı. Ne yaptı?  Bu okullara mescit ve asansörü kesinlikle şart getirirken, “Yüzme havuzu da imkanı olan yapabilir” diye.. Hem alanları kısıtlı olan Trabzon’da hem de ülkemizde özellikle futbolun kendini yenilemesi ve değişimi için sokak ve mahalle futbolu ön plana çıkmalı.

Türkiye’deki tüm belediyeler yüksek katlı sitelere imar verirken elbette bir takım kriteleri ortaya koyuyor. Hükümet ve belediyeler Türk Futbolu’nu sağlayacağı en büyük girişimi ise şu olmalı. Bu bir öneri. Büyük konutlu siteler yapılırken,   bu alanların içine  (50-x70) ebatında futbol sahası yapılmasını şartını getirmeli artık.

Yoksa 30 adet süper stadyum yapmakla bu işin içinden çıkılmaz. Bu  Nasrettin Hoca’nın eşeğine ters binmesine benziyor. İşi tabana yapmak yerine tavandan başlamak. Kimse modern statyumlara elbette karşı olamaz. Ancak bu statların içi nasıl olacak ? Bunun için Türk futbolunun gelişimini alttan başlatmak lazım.

Son Dünya Kupası buraya nasıl geldi ? 2006’da bu ülkede başlatılan “ Altyapı Seferberliği”.. Meyvesini verdi. En son 2010 ‘da gittiğim Almanya’da gözlemlerim arasında, bir köyde “ 4 saha” projesiydi. İnşallah böyle günleri bu ülke görür..