Mesele 'Rusya' oldu mu bizim ulusalcı yazarlar Türklüklerini unutuveriyorlar. Bunların başını da Soner Yalçın, Yalçın Küçük ve Yılmaz Özdil gibi 'azı dişleri' çekiyor. Yalana yakın isimler..
Meseleye milli bakmak yerine Rusun 'sınır ihlali vukuatını' boğuntuya getirmeye çalışıyorlar.
Oysaki sınır 'namus'tur.
Adam namusuna niyetlenmiş hala Tayyip diyorsun.. 
Böyle ulusalcılık olur mu?
Russevicilik Nataşa üzerinden olsa anlarım da asker üzerinden olunca 'himm' dememeye imkan var mı?
Daha dün İlker Başbuğ Trabzon'da Türk Hava Kuvvetleri'nin haklı olduğunu açık bir dille izah etti. İşlerine geldiğinde Başbuğ hazretleri dedikleri değerli komutanımızın sesi, Rusçu olmayınca şimdi onu da mancınığa oturturular.
Bunlar Amerikancı liberallerden farklı değil. Aralarındaki fark; kıble farkı..
Oysaki her iki taraf Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nde dikkat çektiği gaflet, dalalet ve hıyanet üçgeninin kapsam alanında duruyorlar..
Türk milletinin kahir ekseriyetinin desteğini almış, makamların en yücesine oturmuş bir Cumhurbaşkanı bu millete niçin yanlış yapsın?
Ulusalcıların ulusa ektiği septik tohumlar, içbarışın zehirli tohumları..
Cumhurbaşkanı bilmez, Başbakan aymaz, bakanlar kör, halk aptal; bir bunlar akıllı..
Böylesine aklına tapan güruhlar tarihte görülmemiştir.
Rusya dediğin kan baronu bir ülke.. Milyonlarca Türk'ün sürgünlerle ölüme koşturulduğu beyaz şeytan ülkesi..
Ayniyle Kızılderili avcısı Amerika ve giyotinci Batı da öyle..
Bizim ulusalcılar tek okuyan kesim olmaktan dem vururlar. Halbuki okudukları tek kanatlı uçağın anatomisi gibi kanatsız şeyler.. Atgözlüğüvari bir okuma yani..
Oysaki okumadaki ana ilke bilginin kaynağının uhrevi mi beşeri mi olmasına bakılmaksızın ahizelerimizi her şeye açık tutacak tarzda olmalı.
Türk milleti bugüne, diş sıka sıka geldi. PKK'yı besleyenlere, Musul-Kerkük üstündeki haklarımızın çiğnenmesine ve bir dizi milli çıkarlarımıza kasteden hamlelere sabretti.
Sanki bu ilelebet böyle sürecekti. Süremezdi, sürmedi..
Bakınız ABD’nin Ankara eski büyükelçisi James Jeffrey,  Rus uçağını düşürmesiyle alakalı açıklamada, "Sonunda birinin Putin’e haddini bildirmesinden memnunum" diyor. 
Ulusalcılar üzülmesin Putin'e bildirilen had günü geldiğinde Amerikalılara da bildirilecek. Dahili ve harici korkaklar bilsinler ki Türk'ün hafıza kartı kayıttadır.
Açıkçası siyasi insicam bakımından hükümetle paralel değilim. Ama mesele ulusal güvenlik olunca iş değişir..
Devleti yolda bulunmadık.
Onun namusunu korumak ben Türk'üm diyenin baş ödevidir. Engellere basarken üstünde ABD ya da USA yazmasına bakılmaz.
 Ezilip geçilir.