A.Aker’de 99 gün sonra olağanüstü kötü şartlarda gelen Gençlerbirliği galibiyeti futbolcusundan taraftarına herkesin neredeyse unuttuğu bir mutluluğa vesile oldu
Aslında haftanın özetini Sadi Tekelioğlu hocamız yaptı, Gençlerbirliği maçından sonra..
Dedi ki; “Bu maçı mutlaka kazanmamız gerekiyordu. Çünkü bu üç puan müsabakası değildi. Ayağa kalkmamız gerekiyordu. Son dakikada da olsa bir nefes aldık. Moralleri bir nebze düzelttik. Trabzonspor büyük bir camiadır. Gençlerbirliği maçından alınacak galibiyetle havalara uçacak bir camia değildir. Ancak son dönemde içinde bulunduğumuz şartlar itibariyle sıkıntıları bir tarafa bırakmak adına 33 puanlık bir maçtı ve kazandığımız için mutluyuz"
***
İşte biz de bu yüzden, Trabzonspor’u haftanın takımı, Mehmet Ekici’yi haftanın futbolcusu, Sadi kardeşimizi de haftanın hocası yaptık.
Çünkü bu maçın da kaybedilmesinin Trabzonspor ve Trabzon’da yaratacağı tahribat, 7.7 şiddetinde bir depremden farkı olmayacaktı.
Oysa, hoca ve futbolcular için çok zor şartlarda alınan bu galibiyet, camiaya da, futbolculara da tebessüm ettirdi, 99 gün sonra A. Aker’de gülmeyi yeniden hatırlattı.
Fenerbahçe maçı öncesi güven getirip moral verdi.
***
Kaldı ki sezon başından beri yaşanılan gol sıkıntısı dışında, ben Trabzonspor’un Gençlerbirliği karşısında iyi futbol oynadığını düşünüyorum.
Bir türlü kendisini bulamayan N’doye ile Cardozo bu golsüzlükte etkendir ancak, asıl neden bu oyunculara yeterince servis yapılamaması idi. Şimdi gördük ki bu yönde olumlu gelişmeler var. Kanatları hiç kullanamayan Trabzonspor yerine, kanat akınlarına ağırlık veren bir oyun anlayışına geçiliyor. Bu yöndeki çaba ve sağdan ,soldan yapılan ortalardaki artış Gençlerbirliği karşısında net olarak gözüktü.
Nitekim Mehmet Ekici’nin golü de Alper’in soldan yaptığı orta sonucu oluşan karambolden geldi.
***
Ve de bu şehir şimdiye kadar yeterince değerlendiremediği Sadi Hoca’ya artık güvenmeli.
Yıllardır başarılı bir şekilde bu işin içinde olup, Trabzonspor’un temelinden gelen Sadi Tekelioğlu’nun kimseden eksiği yoktur, aksine fazlası vardır.
Tek eksiği geçmişte çok şöhretli bir futbolcu olmayışı ise, Dünya’nın gelmiş geçmiş en büyük futbolcusu Maradona ile Karpatların Maradona’sı Hagi’nin ve de Trabzonspor tarihinin tartışmasız en büyük süper starlarından Şota’nın teknik adamlık performansları ortadadır.
Ayrıca hocamızın dediği gibi karizma boyla posla, saçla, takım elbise giymekle değil , sahada elde ettiğiniz sonuçlarla olur.
Ki Sadi Tekelioğlu bugün kadar başardıklarıyla, kupaların efendisi Suat Abi’nin (Özyazıcı) alt ligler ve genç takımlardaki versiyonudur..
İzin verin bunları üste de taşısın!..
Takımına sahip çık Rizeli!
Komşu ve dost kentin takımı Çaykur Rizespor ise Metin Başkan ve Hikmet Karaman yönetiminde Süper Lig tarihinin en başarılı ve umut veren günlerini yaşıyor. Galatasaray gibi bir takımı geriden gelip iki dakikada dörtleyip, Ankara’da bizim 3 yediğimiz Osmanlıspor’dan üç puanı kapıyor.
Ancak Rizeliler maçlara ancak televizyondan bakıyor.
O da belki!
Çünkü Yeşil-Mavililer evinde 1-2 bin taraftara oynuyor.
Hadi geçen yıllar sürekli yapılan küme mücadelesi taraftarı futboldan soğutmuş, “ Gidip de kimi seyredeceğim,paramla bunalıma mı gireyim?” deniyordu da, bu kez işler farklı.
***
Hadi hemşerim, doldur stadı ver takımına destek işler daha da otursun rayına.
Katıl Avrupa kupalarına ecnebiler de hayran kalsın çayına!