Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi Türk siyaseti için mihenk taşı özelliği taşıyan iki partimizdir.
Rahmetli Prof.Dr. Necmettin Erbakan ile yine rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun emanetleridir bu iki partimiz..
Erbakan “Milli Görüş” ruhu ile Saadet Partisi’ne güç katarken Yazıcıoğlu da Büyük Birlik Partisi’nin neferi olmuştu.
Siyasi partiler için liderler önemlidir.
Erbakan’dan sonra Saadet Partisi’nin durumu ortada. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ise yeri kolay dolacak gibi gözükmüyor.
Ama ne olursa olsun partileri öyle veya böyle ayakta ve mücadele veriyor.
Son 1 Kasım seçimlerinde alınan oylar elbette iki parti için de hayal kırıklığı oldu.
Bundan sonra hem Saadet Partisi’ni hem de Büyük Birlik Partisi’ni sıkıntılı bir süreç bekliyor.
Toparlanmaları yeniden eski güçlerine kavuşmaları zor gözüküyor.
Her iki partiye bir darbe de Anayasa Mahkemesi’nden geldi.
12 Haziran 2011 milletvekili genel seçiminde yüzde 0.75 oy alan Büyük Birlik Partisi ile yüzde 1.26 oy alan Saadet Partisi Siyasi Partiler Kanunu’ndaki yüzde 3 oy barajı nedeniyle Hazine yardımından yararlanamayınca düzenlemenin iptal edilmesi talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.
Mahkeme SP ve BBP’nin talebini reddetti. Gerekçeli kararında ise şu ifadeye yer verdi.
“Asgari sınırın olmadığı bir sistem, ters etki yaparak yardımdan yararlanma beklentisi içinde olan siyasi parti sayılarında artışa neden olabilir. Zira alınan her oy devlet yardımı temelinde bir gelir kapısı olarak değerlendirebilir.”
Mahkemelerin kararını yorumlamak bana düşmez ben bir hukukçu değilim.
Fakat ne olursa olsun Saadet Partisi ve Büyük Birlik Partisi’ni yok saymanın onları maddi ve manevi olarak çaresiz bırakmanın çok doğru olmadığını belirtmek isterim
***
KOMANDA TUNCAY’IN ARKASINDAN!
Tuncay Genç henüz 40 yaşındaydı..
Şehirde “komando” lakabıyla ün yapmıştı. Her fırsatta komando beresini takmayı ihmal etmezdi.
Trabzon’da onu tanımayan yoktur!
Kimseye bir zararı yoktu, herkesimin gönlünde ayrı bir yeri vardı..
Soyadı gibi Genç yaşta aramızdan ayrıldı.
Allah mekanını cennet etsin!
Sosyal medya üzerinden onu tanıyanlar üzüntülerini dile getiriyor, resimlerini paylaşıyor.
Ne kadar çok seveni varmış!
Keşke Tuncay yaşarken de bu fotoğrafların paylaşıldığını görebilseydi!
Yaşarken seni seviyoruz diyemediğimiz insanların arkasından timsah gözyaşı dökmek ne kadar acı!
***
FINDIK ELDEN GİDİYOR!
Bu şehirde 23 yıldır hep aynı şeyi okuyor duyuyorum!
“Fındık elden gidiyor!”
Arkadaş bu nasıl iş ya!
Bölgemizin en önemli geçim kaynağı, ülkemizin marka değeri fındık konusunda her fırsatta dile getirilen spekülasyonlar artık can sıkıyor.
Zaten canı sıkılan da fındığa sarılıyor..
Bir açıklama yapayım, bir demeç vereyim diyenlerin yüzünden fındık zaten elden gitmiş!
Bilen de konuşuyor, bilmeyen de!
Siyasetçi rant peşinde, üretici emeğinin derdinde, Fiskobirlik can havlinde, tüccar ise pusuda!
Herkesin, herkesimin kendine göre fındık anlayışı var..
Fındık konusu bence ayağa düşmemeli..
Önüne gelen fındık konusunda demeç vermemeli!
Birileri artık bu işe dur demeli!
Milyonlarca insanın ekmeği, aşı olan fındığı kendi elimizle bitirmeyelim, değerini düşürmeyelim..