Adamını bulan atmış kapağı TRT’ye..
Neredeyse bütün  spor kanalları  işgal edilmiş  kurumun..
Neymiş?
Futbol yorumu yapacaklarmış!..
Kimisi büyük takımda futbol oynamış olmanın avantajıyla eski şöhretinin meyvelerini topluyor..
Kimisi de yakın zamana kadar ‘Futbol oynamak günahtır’ diyen türden..
Aralarında adı sanı duyulmamış bir takımda antrenör yardımcısına yardımcılık yapmış olanlar da var!..
‘Hocam’ diyorlar!
Belli ki ‘Hamili kart sahibi yakınımdır’ pusulasını imzalayan kişi böyük  adam!

        ***

Özel bir TV kanalı  olsa, ‘ Bana ne ya, ne yaparsanız yapın’ der insan..
Öyle ya, dükkan senin, para senin, keyif senin..
İstersen bir futbol takımının sahaya kaç kişi çıktığını bilmeyen adamı baş yorumcu yap..
İstersen dilsizi  maç spikeri!..

        ***

Ancak iş devletin, milletin TRT’sine geldi mi, dur orada  arkadaş..
Kimin parasını kimlere saçıyorsun?
Saçıyorsun da, onun bunun amigosuna ekranlarını açıyorsun?..
Üstelik, bir de millete kendi parasıyla hakaret işittiriyorsun!
Adam kahvede mi  konuşuyor, milletin oturma odasına mı girmiş farkında değil..
Zaten yenilgiden sonra bunalıma girmişsin, bir de zırva dinle..
Yani ucuz bişe olacak da meret, “La sana da, yorumuna da” deyip  kaptığın gibi  atacaksın pencereden TV’yi..

        ***

Allah’tan kork TRT!
891 TL asgari ücretli, ortalama 900 TL emekli maaşlı vatandaşın vergilerinden payını kapıyorsun..
200 bin TL’yi  haftada iki üç kez konuşup ona buna laf çakan  adamın önüne maaş diye atıyorsun?

        ***

Öyle bir ülke olduk ki..
Kim ne yaparsa yapsın yanına kar kalıyor..
Etkili ve yetkili  yerlere gelen,  baldız, bacanak, akıllı, avanak demeden istediğinin önüne kırmızı halıyı seriyor!

        ***

Peki, ya yetenek, ehliyet?..
“Cebinde araba ehliyeti var ya!” diyor..
O öyle diyor da, benim hala anlamadığım, anlayamadığım  şu..
Her şeyin özelleştirildiği günümüzde..
TRT niye hala devletin tekelinde?
‘Hiç olmazsa elimizde bir iki çiftlik kalsın’ mantığı mı?