Trabzon, Karadeniz’in yalnızca coğrafi değil; tarihsel, iktisadi ve sosyokültürel açıdan da tartışmasız en kritik merkezlerinden biridir. Son yıllarda kentin yaşadığı hızlı değişim, sahil şeridine sıkışan kentsel dokunun artık mevcut sınırlar dahilinde nefes alamadığını gösteriyor. Özellikle yaz aylarında Akçaabat’tan başlayıp Araklı eksenine kadar uzanan hat boyunca yaşanan kilitlenmeler, şehrin ulaşımdaki kapasite sınırlarını aşmıştır.
Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen turist akını, mevcut havalimanının fiziki ve lojistik yetersizliğini iyice görünür kılmıştır. Komşu il Rize’de “Rize-Artvin” Havalimanı’nın hizmete girmesine rağmen Trabzon’daki yolcu ve uçuş yoğunluğunun azalmaması, Trabzon’un sadece bir varış noktası değil, bütün bir bölgenin doğal çekim merkezi ve stratejik giriş kapısı olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.
Bu çerçevede ihalesi yaklaşık 48,2 milyar TL bedelle (Cengiz İnşaat - ASL İnşaat ortaklığı) tamamlanan Yeni Trabzon Havalimanı projesi, şehrin geleceğine yapılan en büyük altyapı hamlesidir. Ancak bu ölçekteki devasa yatırımlar, kazandırdıklarının yanında yönetilmesi gereken ciddi riskleri de beraberinde getirmektedir.
Yeni havalimanı projesi, deniz üzerinde yaklaşık 3 milyon metrekarelik dolgu alanı üzerine kurulacak modern altyapısı, 3 bin 240 metrelik pisti ve 110 bin metrekarelik terminal binasıyla Trabzon’a çok boyutlu bir sıçrama alanı sunmaktadır.
Uluslararası standartlarda kıtalararası uçuş yapabilen geniş gövdeli uçakların iniş kalkışına imkan sağlayacak yeni pist altyapısı, Trabzon’u doğrudan küresel rotalara bağlayacaktır. Bu durum yalnızca yolcu taşımacılığını değil; yüksek katma değerli ürünlerin ihracatını kapsayan hava kargo lojistiğini de ivmelendirecektir. Trabzon, Kafkasya ve Doğu Avrupa hattında bölgesel bir aktarma merkezi olma potansiyelini güçlendirecektir.
Mevcut dar boğazın aşılmasıyla birlikte turizm, sadece belirli aylara sıkışan dönemsel bir yoğunluk olmaktan çıkıp yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir sektöre dönüşebilir. Nitelikli turist profilinin bölgeye çekilmesi; yayla turizmi, gastronomi, tarih ve kültür mirasının korunarak ekonomik değere dönüştürülmesine zemin hazırlar. Şehrin kültürel hafızası ve misafirperverlik birikimi, uluslararası ölçekte daha geniş kitlelerle buluşacaktır.
Trabzon, futbolu ve yetiştirdiği sporcularıyla uluslararası alanda tanınan dinamik bir spor kentidir. Yeni havalimanının sunduğu yüksek yolcu ve konfor kapasitesi; küresel spor organizasyonlarına, uluslararası turnuvalara ve spor turizmine (kamp merkezleri vb.) ev sahipliği yapma imkanını artıracaktır. Trabzonspor’un Avrupa sahnesindeki temsil gücü de doğrudan ve konforlu ulaşım altyapısıyla desteklenmiş olacaktır.
Havalimanının şehre katacağı değer aşikardır; ancak projenin inşaat safhası muazzam bir ekolojik ve sosyal sorumluluk yüklemektedir.
Proje kapsamında deniz dolgusu için yaklaşık 97 milyon ton malzeme (taş/hafriyat) temin edilmesi ve 13 milyon ton kazı yapılması planlanmaktadır. Malzemenin temin edileceği yerler ister Araklı ister Maçka veya diğer çevre vadiler olsun, bu ölçekte bir taşıma harekatının doğuracağı riskler göz ardı edilemez. Özellikle bu dolgu malzemesinin Araklı Karadere vadisinden taşınması tercih edilirse ayrıca bu durum Araklı için büyük bir ekolojik yıkım getirebilir!
Ağır tonajlı kamyonların vadilerden sahile kesintisiz malzeme taşıması; mevcut ara yolları, bölünmüş yolları ve şehir içi trafiğini felç etme riski taşımaktadır.
Taş ocaklarının işletilmesi ve nakliye esnasında ortaya çıkacak yoğun toz, gürültü ve titreşim; vadilerdeki flora, fauna, tarım alanları (özellikle fındık ve çay bahçeleri) ile yerleşim yerlerinde yaşam kalitesine ağır zararlar verebilir.
Taş ocaklarının açılacağı doğal alanların ve vadi yataklarının su rejiminin bozulması, Karadeniz’in hassas ekolojik dengesini tehdit edebilir.
Yüklenici firmaların (Cengiz İnşaat ve ASL İnşaat ortaklığı) bu süreçte azami derecede çevre ve kamu hassasiyeti göstermesi ticari bir tercih değil, hukuki ve vicdani bir zorunluluktur. İlgili kamu kurumlarının, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve bağımsız denetim organlarının nakliye ve dolgu sürecini anbean, şeffaf bir şekilde denetlemesi şarttır.
Trabzon’un kabuğuna sığmayan büyüme hamlesi, yeni havalimanı ile tarihi bir dönüm noktasına ulaşmıştır. Bu devasa yatırımın şehre katacağı ekonomik, kültürel ve sportif değer; ancak inşaat sürecinde doğaya, insana ve yerel yaşam alanlarına gösterilecek saygı oranında anlam kazanacaktır. Şehrin geleceğini inşa ederken geçmişten gelen doğal ve sosyal mirası tahrip etmemek, bu projenin en temel başarı kriteri olmalıdır.
Bizden hatırlatması.