Trabzon’un Tonya İlçesi’nde doğan Salih Cora; ilk, orta, lise tahsilinin ardından ağabeyi Av. Osman Cora’nın önerisi ile hukuk fakültesini tercih etti.
Üniversiteyi başarıyla bitirip memleketine dönen, çok genç yaşta merhum Turgut Özal’ın ANAP gençlik kollarına üye olan, kısa zamanda başkan yardımcılığına kadar yükselen, sokak siyasetini iyi kavrayan Av. Salih Cora, yeni kurulan AK Parti’nin kurucuları arasına giremese bile Av. Ahmet Metin Genç’in yönetiminde yer aldı.
Batı ilçelerinden sorumlu olan, oralarda çok sevilen Av. Cora, tüm bakan ve milletvekilleri ile ilişkilerini son derece iyi sürdürerek, 2011 genel seçimlerine giderken AK Parti’den milletvekili aday adayı olur ve listede 6. sıraya konulur. Ama yılmaz, dağ tepe gezer. Slogan olarak ‘Birinci sıradaki aday kadar şansım var’ der ama kazanamaz. Yine de vazgeçmez, 2015 genel seçimlerine giderken yeniden milletvekili aday adayı olur. Yine 6. sıraya konulur aldırmaz, asla tavır da koymaz, koşar çok koşar yine de kazanamaz.
 1 Kasım genel seçimlerine giderken yeniden milletvekili aday adayı olur bu sefer beşinci sıraya konulur Av. Cora.
Bu sefer TBMM’ye girmeye kararlı olduğunu söylüyor ve ekliyor;
“Bu aziz millet hizmete susamıştır. Bölgenin sorunları çözmek 40 yıl gecikmiş, son 13 yılda epey yol alınmıştır. Peki yeterli midir asla yeterlidir diyemeyiz, dememeliyiz. Daha çok çalışmalı daha fazla koşmalıyız. Benim ilçem Tonya bölgesi süt, yoğurt, yağ deposudur. Hayvancılığa son derece önem vermektedir. Ama maalesef bu yönüyle ön plana çıkmamış, vurgunlarıyla anılmış ve tanınmış; fıkralara konu olmuştur. Halbuki Tonya’dan Ahmet Şener gibi Devlet ve Orman Bakanımız, Kocaeli Üni. Rektörü Prof. Dr Sezen  Komsuoğlu, TS eski başkanı Sadri Şener gibi şimdi adlarını tek tek sayamayacağımız çok önemli iş adamlarımız çıkmıştır.
 Eskiden Tonya, Beşikdüzü, Çarşıbaşı ve Şalpazarı da Vakfıkebir ilçemize bağlıydı. Bu nedenle birçok insanımızın nüfus cüzdanında doğum yeri olarak halen Vakfıkebir yazmaktadır. Bunu konu etmez, değiştirmeyi de istemez. Biz Büyükliman yöresinin evlatlarıyız derler. Bölgede işsizlik yüzünden göç de artmaktadır. 1975 yılı nüfus sayımında toplam nüfusumuz 730 bin iken 40 yıl sonra 2015’te nüfusumuz 750 bin bandındadır. Bu zaman zarfında İstanbul’un nüfusu 2 kat, İzmir’in üç kat, Bursa’nın dört kat, Antalya’nın nüfusu beş kat artmıştır. Bugün Antalya’ya her yıl 3 milyon turist gelmektedir. Bacasız sanayi turizm bu güzel ilimiz kalkındırmıştır.
 Son yıllarda körfez ülkelerinden ilimize gelen Arap turist sayısındaki artış beni ümitlendiriyor. Bunun için hepimiz elimizden geleni yapmalıyız. Kamu görevlileri kadar vatandaşlarımıza da büyük görevler düşmektedir. Her lokanta yabancı dil bilen garson bulundurmak zorundadır. Arapların yaşam tarzı bize uymaktadır. Bu ilden evler barklar aldılar, şimdi de oteller yapıyorlar, ben bacasız sanayiden ümitliyim. TBMM’ye girmeye kararlıyım. Takdir yüce milletimizindir.” 
Biz de yolun açık olsun Av. Salih Cora diyoruz!