İbrahim Hacıosmanoğlu’nun sürpriz sayılabilecek bir şekilde başkan olmasının ardından, ilk günden bu yana almış olduğu kararlar ve yapmış olduğu icraatlar “yeni” olmasına rağmen tartışılır bir başkan imajı çizmesine neden oldu. Üst üste yapılan hatalar insanların kafasında da “Acaba Başkan daha ne tür gaflara ve Trabzonspor’a yakışmayan davranışlara imza atacak?” sorusunun belirmesine neden oldu.
İbrahim Hacıosmanoğlu’nun başkan olmasında elbette duruşu, tavrı, söylemleri büyük rol oynamıştır. Bunların en önemlisi de “Siyasete boyun eğmeyeceğiz. Trabzonspor’u siyasete alet etmeyeceğiz. Güçlünün karşısında dimdik durarak, Trabzonspor’un gasp edilen haklarını arayacağız.” diyerek delegelerin gönlüne taht kurup, Trabzonspor taraftarını rahatlatmasıydı.
Ama gel gör ki, bunları söyleyen Hacıosmanoğlu, daha üzerinden bir ay geçmeden siyasetin göbeğinden, bir miting alanından mesajlar verdi. Başka ülkeleri bilmem lakin belki de bu, Türk spor tarihinde bir ilkti: Bir miting alanında kürsüye çıkıp halkı selamlayan bir spor kulübü başkanı. Hem de Türkiye karpuz gibi ikiye bölünmüşken.
Doğal olarak Hacıosmanoğlu’nun bu hamlesi partili partisiz, yanlı yansız herkes tarafından tepki topladı. Hatta Ak Partililerin birçoğu bu durumu “talihsizlik” olarak niteledi. Hacıosmanoğlu da kendine göre “mitingcilik” oynamasının sebeplerini sıraladı. Aile efradının örtünmeden dolayı yaşadığı sıkıntıları başkasının yaşamasını istemediğini ve bu yüzden o gün orada olduğunu belirtti.
Başkan olayların ve yaptıklarının nereye gittiğinin farkında değil galiba. Memleket öyle bir hale geldi ki, başörtüsü siyaset tarafından bir referans, bir adam kayırma, işi kolaylaştırma olarak değerlendiriliyor. Velev ki zıttı olsa bile, Trabzonspor’un başkanı Başbakan’ı miting alanında değil, makamında ziyaret etmeli. Kişisel işlerle Trabzonspor’un başkanlığı birbirine karıştırılmamalı!
Eski başkanlardan siyasetin mutfağından gelmiş iki isim Nuri Albayrak ve Atay Aktuğ Trabzonspor’u siyasetten uzak tutmak için itinalı davranmışlardır.
Trabzonspor bütün partilerin ve kurumların üstündedir.
Trabzonspor Trabzonluların üst kimliğidir.
Geçmişte birçok partinin yüzde ellilere varan bir oy potansiyelleri olmasına rağmen, bugün ortalıkta tabelaları bile yok.
Buna mukabil Trabzonspor dün de vardı, bugün de var, yarınlarda da olacak.
Ve siz Hacıosmanoğlu, siz tarih sayfalarında Trabzonspor’un 15’inci başkanı olarak kalacaksınız.
Trabzonspor bizim çocuklarımıza bırakacak en değerli mirasımızdır.
Onu hangi nedenle olursa olsun kimsenin hırpalamasına izin vermeyiz.
Bunu bilmelisiniz!
***
Hacıosmanoğlu’nun tutumunu görünce Ak Parti’ye yakın olduğu için eleştirilen ve belki de bu yüzden seçimi kaybeden Muharrem Usta’ya haksızlık mı yapıldı diye düşünmeden edemezken, “Usta seçilseydi böyle bir görüntü verir miydi?” sorusunu da es geçemedim.
***
Olaylar ardı ardına gelir ve Trabzonspor taraftarlarını memnuniyetsizlik, umutsuzluk, mutsuzluk, gelecek kaygısı sararken, Hacıosmanoğlu’nun imdadına TFF Mali Genel Kurul toplantısı yetişti. Başkanın buradaki çıkışı, söylemleri, tarzı, duruşu, kararlılığı yüreklere su serperken, kısa sürede yapılan hataların az da olsa bir telafisi gibiydi.
Umarım ve temenni ederim ki Başkan Hacıosmanoğlu “Her şey Trabzonspor için!” mantığına kilitlenir. Trabzonspor’un herkesi mutlu edecek bir noktaya taşınmasında ön ayak olur.