Türkiye'nin gündemine zaman zaman yeniden getirilen Heybeliada Ruhban Okulu meselesi, yalnızca bir eğitim kurumu tartışması değildir. Bu konu, devletin egemenlik hakları, laik hukuk düzeni ve milli çıkarları açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir meseledir.
Türkiye Cumhuriyeti, hiçbir devletin baskısıyla hukukunu değiştirmek zorunda değildir. Bir ülkenin eğitim sistemi ve yükseköğretim düzeni, yalnızca o ülkenin Anayasası ve yasaları çerçevesinde belirlenir. Bu nedenle Ruhban Okulu'nun açılıp açılmayacağına karar verecek tek makam Türk milletinin iradesini temsil eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir.
Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük mirası tam bağımsızlıktır. Atatürk, "Bağımsızlık benim karakterimdir." sözüyle yalnızca askeri bağımsızlığı değil, hukuki, siyasi ve eğitim alanındaki bağımsızlığı da ifade etmiştir. Devletin denetimi dışında hiçbir eğitim yapılanmasının oluşmasına sıcak bakmamış, laik eğitim sistemini Cumhuriyet'in temel direklerinden biri olarak görmüştür.
Bugün ABD başta olmak üzere bazı ülkelerin Ruhban Okulu'nun açılması yönündeki açıklamaları, Türkiye'de doğal olarak "Neden bu kadar ısrar ediliyor?" sorusunu gündeme getirmektedir. Bir devlet, başka bir devletin eğitim politikalarını yönlendirmeye çalışıyorsa, bunun diplomatik sonuçları dikkatle değerlendirilmelidir. Türkiye de kendi milli çıkarları doğrultusunda bu talepleri sorgulama hakkına sahiptir.
Elbette din ve vicdan özgürlüğü, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez ilkelerindendir. Ancak aynı şekilde devletin egemenlik hakkı, anayasal düzeni ve eğitim üzerindeki denetim yetkisi de vazgeçilmezdir. Hukuk devleti, özgürlüklerle birlikte kamu düzenini ve milli egemenliği de korur.
Bu nedenle mesele, duygularla değil; hukuk, tarih ve milli menfaatler çerçevesinde ele alınmalıdır. Hiçbir dış baskı, Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarının önüne geçmemelidir. Atatürk'ün gösterdiği tam bağımsızlık anlayışı da bunu gerektirir.
Türkiye güçlü bir devlettir. Güçlü devletler, kararlarını dış telkinlerle değil; kendi hukukları, kendi kurumları ve kendi milletlerinin çıkarları doğrultusunda verir. Cumhuriyet'in temel ilkeleri, bugün de yarın da bu konudaki en sağlam pusula olmaya devam edecektir.