B Grubu’nda zirve yarışında Akçaabat Sebatspor ile Erdoğduspor Söğütlü’de kozlarını paylaştı. Sahaya gittiğimde her iki hocayla 5’er dakika konuşma fırsatı buldum.
Ara vereceksiniz bu karşılaşmalardan sonra, transfer yapacak mısınız diye sordum.
Her iki takım da kadrolarının kalitlerine güvendiklerini ancak transfere açık olduklarını belirtti. Bu önümüzdeki sezon için daha güzel maçlar izleyeceğimizin habercisi.. Her iki takım için mutlu oldum.
Velhasılı kelam
Bir tarafta, ligin en fazla pas yapan ve rakibi çok güzel uyutup kanatlara açılan topu Yasin’le buluşturarak çok güzel işler yapan Sebatspor ki göbekte oynayan Murat’ın da hakkını vermek isterim..
Diğer tarafta ise ısrarla kanattan gelmeyi felsefe edinen, maçın kaçıncı dakikası olursa olsun her an gol atabilecek takım olan Erdoğduspor..
Karşılaşmaya gelince..
Erdoğduspor’un bu kadar taktiksel oynayacağını hiç düşünmedim. Ayağında top tutmayı felsefe edinen Sebat’ı orta alanda 5 oyuncu ile kapatarak beni şaşırttı. Sebat’a gelince 2010 2011 sezonundaki Trabzonspor’u hatırladım. Geride çift stoper, yetenekli ayaklar, rakibin zayıf olduğu yerden ısrarla gelmesi..
Karşılaşmadan müthiş keyif aldım.
İlk yarı istediği oyunu bir türlü skora yansıtamayan A.Sebat (ki Erdoğdu’nun kalecisi Enes ve sol stoperi Ünal’ın harika performansı) ataklarını olgunlaştırmakta sıkıntı yaşadı. Erdoğdu ise ilk yarı oynamaktan ziyade oynatmamayı düşünmüş gibiydi.
İkinci yarıda ise Erdoğdu hamle yaptı.
Tahtanın veziri olan Doğukan dışarı gelirken Nodar oyuna geldi, bir diğer mihenk taşı olan Özay’ın yerine de Volkan sahaya çıktı. Çıkan oyuncular 11 maçtır belki de ilk defa bu kadar kötü oynamışlardı. İkinci yarı başladı ve göbekten sol açığa gelen Ceyhun, sağ kanattan gelen topu iyi değerlendirdi. Sebat’ta sıkıntı vardı. Hamle yapmak istiyor ama karşısında gidilebilecek alan bırakmayan takıma karşı bireysel becerilerle skoru eşitleme uğraşındayken defans arasına sızan ve son 4 maçtır açılan İsmail ligde 5 gole ulaşarak ilk yarıda maç fazlasıyla liderlik koltuğuna takımını oturttu. Erdoğdu’nun başlangıçtaki hamlesi, Sebat’ın bu hamle karşısındaki hamleleri sonrasında Erdoğdu’nun cevabı bana satrancı hatırlattı.
Şalpazarı karşısında görülen iki kırmızı kart Sebat’ta dengenin bozulduğunu belli etti. Çünkü stoper mevkiinde Kadir’i ilk defa bu kadar yorgun gördüm ki bu bek oyuncusuydu. Şalpazarı karşısında hakemi sormuştum Erdal Hoca’ya: “selamımı söyle” demişti.
Bu mücadeleyi izleyebildim.
Hakemi yazmadan edemeyeceğim.
Kendisiyle bir alıp veremediği yoktur. 3 kere izledim ve 3’ünde de ciddi anlamda hatalar yaptı. Yan hakem tarafından verilen korneri görüp onayladıktan sonra karar değiştiren, faullerde kritiği olmayan, kimin sesi daha gür çıkıyorsa ona yönelen bir anlayışla hakemlik olmaz.
Not: Hakemleri eleştiren yazılarımdan dolayı farklı muhabirler aranmakta. Bu yazı bana aittir. Eleştiri yapacaklar için ben burdayım.