Dünya bize gülüyor, resmen alay ediyor, sen kalkmış “Fener Alayı”ndan dem vuruyorsun. Sahi iki gözüm; kaç numara yağ kullanıyorsun?
Şişe dibi kalınlığında ise gözlük camlarının kalınlığı lafımız yok!
Kullandığın gazın markasını-kalitesini tahmin edebiliyoruz, zira mal kendini gösteriyor. Yılmaz Özdil’in hesabına göre Fenerbahçe taraftarı Bağdat Caddesi’nde 500 bin kişi yürümüş...
Ülkenin bazı gazetelerinin bu yürüyüşü haber yapmamasına bayağı bi içerlenmiş.
Bal olan yerde sineğin çok rahat ve de çok iyi gıda alabileceğini bilen, hayal dünyasında kulaç sallamayı alışkanlık edinen Özdil, “Bazen yazılmayan haber yazılandan fazla haber anlatır” cümlesini de kullanmayı ihmal etmemiş.
Hızını alamayıp devam etmiş: “Mustafa Kemal’in askerleriyiz sloganına kimin tahammül edemediğinin delilidir”
Özdil’in matematik öğretmenini merak ettik doğrusu.
Diyeceksiniz ki “Öğretmenin kabahati ne?”
Haklısınız.
Öyle ya, öğretmen nerden bilecek bazı öğrencilerin beyni yerine midelerine yatırım yapacaklarını.
Madem 500 bin kişi yürümüş, niçin Trabzon’daki yürüyüş fotoğrafını internet sayfalarına koymuşlar?
Allah şaşırtacak ya..!
Demek ki sadece şaşıran ördek göle kıçtan dalmıyor.
***
Bayağı hırslı ve inatçı adammış Özdil.
Daha önce de benzer yazılar yazmıştı.
Hızını alamamış, yazmaya doymamış olacak ki devamını getirmiş.
Yazı taraflı/yanlı olunca; işine gelen okuyucu okudukça keçiboynuzu yermişçesine keyif alır. Yazandan devamını beklerler.
Yazan için de aynı şey geçerlidir. Ne de olsa müşteri velinimettir! Seccadenin ucunu kalabalığa çevirmen yeterlidir...
Zaten yazdığı gazete birkaç gün evvel “ Biz talimatı sadece okuyucudan alırız” dememiş miydi?
E biz daha ne konuşuyoruz..!
Yağcılığın sınırı yok anladık da, yaktığın(ız) yağ bayağı bi kara duman çıkartıyor, depoda Rus mazotu olunca hava kirliliği bir o kadar artıyor!
***
“ Fener Alayı” başlıklı yazısında “ basın ilgi göstermedi” diyerek sitem eden Özdil, bilinen gazetelerden hiçbiri Trabzonsporluların yaptıkları eylemlere ve yürüyüşlere posta pulu kadar yer vermediklerinden haberi var mı acaba?
Doğru; “Bazen yazılmayan haber Yazılandan fazla haber anlatır”
***
“Mustafa Kemal’in askerleri” öyle mi?
Atatürk’ün ordusundan kaçmak için her türlü dalavereyi yapan adam mı Mustafa Kemal’in askeri?
En büyük Türk Atatürk ayağa kalksa, adını yalandan yere ağzına alan, olayları farklı mecraya çekmeye çalışan insanların yüzüne tükürmez mi sanıyorsunuz?
UEFA’ya yaptıkları savunmada “size bizim temiz olduğumuz yönde form gönderen kişi şu anda hayatta değil” diyen kişiler mi Mustafa Kemal’in askerleri?
***
Bak Sn. Özdil, dünya kuruldu kurulalı bu kadar yalana-dolana tanık olmadı.
Siz, ulu önderin “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” sözüne layık olanlara bakmalısınız.
Biz, şikecilerden, şike kayırıcılarından, şikeyi örtmeye çalışan siyasetçilerden, şikeyi inkâr eden aydınlardan, hukuk kararlarına rağmen adaleti önemsemeyen kalemşörlerden utandık...
Siz utanmayı beceremiyorsanız biz sizin yerinize de utanırız!
Trabzonsporluların Dünya’nın bazı yerlerinde yaptıkları eylemleri, TFF önünde ve Trabzon’da yapılan yürüyüşleri görmezden gelip, Bağdat Caddesi’ndeki yürüyüş için sayı belirtip “Fener Alayı” başlığı atan, yazısında “bazı gazeteler yer vermedi” diyerek sitem eden Yılmaz Özdil’e ve onun gibi düşünenlere 6 kelimelik 1 cümle yeter de artar bile:
“Bayağı iyi yıkayi(ler), yağlayi(ler) ve cilalayi(ler)