2013-2014 sezonu başladı. Futbolseverlerin gözü aydın. Seyri güzel, heyecanlı, zevkli, fair play ruhunun hâkim olduğu bol gollü bir sezon temennileriyle

***

Başkan Hacıosmanoğlu tuhaf uygulamalarına dün gece bir yenisini daha ekledi.
İbrahim Bey, “Çarşı”nın tam ortasında oturarak pazarı kurdu.
“Trabzonspor Başkanı” unvanıyla maçı Çarşı’nın tam ortasından izlemesindeki mantık acaba son dönemlerde siyaset üzerinden almış olduğu tepki ve eleştirileri Çarşı üzerinden kırmak mıydı, bilinmez.
“Baba başkan” imajı çizmeye çalışan Hacıosmanoğlu Beşiktaş gol attığında taraftarın coşkusuna katılıp tempo da tutmuştur(!) herhalde.
Bundan sonra Hacıosmanoğlu’nun diğer takım taraftarlarının arasında da görebilecek miyiz diye çok merak ettik doğrusu.

***

Maç başlarken Tolga’nın jest ve mimiklerinden, vücut dilinden, yansıttığı enerjiden, hal ve hareketlerinden öyle anlaşılıyordu ki, Trabzonspor’un kaptanı Tolga’nın içi kan ağlıyordu.
Ne diyelim
Trabzonspor’un çiçeği burnunda Teknik Adamı Akçay, sahaya hemen hemen geçen yılın iskeletiyle çıktı.
Bu demekki, işler denildiği gibi olmuyor, horon uzaktan kolay görünüyor fakat içine girince zor tepiliyor.
Akçay da tıpkı 1461’den peşine takıp getirdiği beş futbolcusuyla Süper Lig’e yeni çıkmış ama oyuncularına yeterince güvenmediğinden forma şansı vermemiş havasındaydı.
Sezon başından bu yana hiç ortalıkta olmayan Zokora’yı dün forma numarasını dahi aldıktan sonra, bugün kurtarıcı gibi görerek sahaya sürmek hangi aklın işidir, bilemedik.
Malouda’yı kim ne kadar hazır görüp de ilk on birde yer verdi?
Öyle görünüyor ki bu, yardımcı hocanın işiydi.
Olcan’a sol tarafı emanet etmek ne kadar tehlikeliyse Zeki Yavru’ya da 61 numarayı vermek o kadar hatalıydı.
Batuhan Karadeniz’den Süperman performansı beklemek işin ayrı bir rezil tarafıydı.
Sağlı sollu almış olduğumuz yumruklarla sersemledikten sonra, Colman’ın asla bu takımadamı olmadığını ve dün gece sahada bulunmaması gerektiğini hakemin de es geçmemesi gerekirdi.
Hem hakemin Colman’ın kırmızı kartlık pozisyonunu görmezden gelmesi hem de Colman’ın futbolculuğa yakışmayacak tavırları ikisinin de futbola ihanet ettiklerinin kanıtı gibiydi. Maçın bizim açımızdan hüsran olan sonucunda, KTÜ dolmuşunda şoförlük yapan, Trabzonspor’la yatıp onunla kalkan, maçtan evvel idman yapan Yandım Ahmet’in feryadı, Trabzonspor aşığı, sevdalısı Kasap Atilla’nın hayal kırıklıklarına karışmıştı.

***

Bu neticeyle daha ilk maçta Akçay’ın ekibi güven sarsarken, gelecek için pek ümit vaat etmiyor. Trabzonspor’un pozisyonsuz bir şekilde maçı bitirmesi Tolga’ya yapılan bir jest miydi acaba?