Trabzonspor kongresine yaklaştıkça tansiyon da artıyor..
Bu şehrin en önemli misyonu ve vizyonu konumundaki Trabzonspor 5-6 Aralık’ta önemli bir sınavdan geçecek..
Hem saha içi hem de saha dışı olumsuzluklar yaşayan Trabzonspor için bu kongre hem umut hem de gelecek adına güven anlamını taşımakta. Umarım öyle de olur!
Trabzonspor’un bu kongre öncesi ciddi anlamda birlik ve beraberliğe ihtiyacı var.
Kimsenin bu saatten sonra kaşının üzerinde niye gözün var deme şansı yok.
Herkesin egolarını, ön yargılarını, kin ve ihtiraslarını bir kenara koyması gerek.
Bu sıkıntılı süreçten gönül bağı, samimiyet ve özveri ile çıkmamız gerek.
Güçlerin birleşmesi ve üst akılın da Trabzonspor’un çıkarları olması şart.
Trabzonspor Kulübü başkanlığına uzun zamandır hazırlık yapan ve geçtiğimiz günlerde adaylığını açıklayan Celil Hekimoğlu bu anlamda önemli bir adım attı.
Hekimoğlu başkan adaylığı gündemde olan Muharrem Usta’ya zeytin dalı uzatarak “Bir ve beraber olalım. Dönüşümlü olarak görev alalım” çağrısında bulundu.
Dayanışma ve paylaşma adına yapılan bu çağrı üzerine olumlu olumsuz bir çok yorum okudum, görüşleri dinledim.
Sosyal medyada da ciddi anlamda tartışma var..
Elbette Usta’nın da bu çağrı üzerine kendince değerlendirmesi ve cevabı olacak.
Hepsine saygı duymak gerek.
Ancak bir şeyi atlamayalım..
Trabzonspor bu tarihi kongreye “tek bir çatı” altında giderse “ne kazanırız ne kaybederiz” çoklu  adayla giderse “ne kazanır ne kaybederiz” bunun hesabını iyi yapmalıyız.
Başkan adaylarının söylemleri, açıklamaları, duruşu ve ortaya koyacakları projeleri bu süreçte çok iyi takip edilmeli..
Eğer Trabzonspor kazansın istiyorsak bunu yapmak zorundayız.

***

SPOR PROGRAMLARI REZALETİ!
Milyonlarca insanın en büyük tutkusu olan futbol büyük bir sektör konumunda..
Bu sektör içinde ne ararsanız var.
İster beğenin ister beğenmeyin!
Arz talep meselesi haline gelen bu sektörün kazananları çok iyi kazanıyor, kaybedenler ise umudunu başka bir bahara bırakıyor.
İşin özeti futbol sadece futbol değil artık!
Bu sektörün bir yüzünde ise medya var. Spor medyası çok farklı çok renkli..
Gücü ve misyonu ise ortada..
Fakat güvenilir değil! Daha doğrusu spor medyası artık inandırıcılığını kaybetti.
Neden mi?
Çünkü akıl almaz bir yönlendirme, seviyesizlik ve şımarıklık var..
Spor programlarını artık insanı çileden çıkartıyor..
Önüne gelen egosunu tatmin etmek için spor yorumcusu olmuş.
Daha çok bağıran, daha çok gülen, daha çok yalakalık yapan ve daha çok öfke kusan prim yaptığını sanıyor.
Bazı spor programları kahvede küfürleşen maganda özentisi içindeler.
Burnundan soluyorlar!
Allah akıl fikir versin. Evlendirme programları bile sizden daha seviyeli..
Düşünün ki adam spor programında “Hepimi yavşağız” diyecek kadar pervasızlaşıyor.
Ahmet Çakar seviyesi ayaklar altına alınan programında “sanat, spor, medya alemi işte böyle fırıldak” dedi.
Çakar ardından “Hepimiz yavşağız be. Hepimiz diyorum kendimi de alıyorum içine” ifadelerini kullandı.
Daha ne yazayım ki.!
Gelinen nokta bu..
Bundan daha ötesi var mı?

***

VEKİLLERİMİZİN YEMİN PERFORMANSI!
1 Kasım seçimleri sonrası dün TBMM kapılarını milletvekillerinin yemin töreni için açtı.
Saat 15.00’te başlayıp 24.00’e kadar süren yemin töreninde Trabzon’un altı vekili de şıklıkları, özgüvenleri ve rahatlıkları ile dikkat çekti.
Ayşe Sula Köseoğlu’nun gür sesi ve yemin sonrası selamı, Salih Cora’nın yüzüne yansıyan heyecanı ve gururu, Muhammet Balta’nın bütün arkadaşlarını telefonla görüntülemesi, Süleyman Soylu’nun vakur duruşu, Adnan Günnar’ın kürsüdeki dik duruşu ve Haluk Pekşen’in kıyafetindeki şıklığı yemin törenine damgasını vurdu
Hayırlı uğurlu olsun, Allah utandırmasın!
Kazanan Türkiye, kazanan Trabzon olsun..