TBMM açılışından önce yeni milletvekilleriyle ilk grup toplantısını yapan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli 7 Haziran seçimleriyle aldığı 80 milletvekilli nin 1 Kasım’da 40’a düşmesine karşın ‘Yıkılmadık ayaktayız’ demiş..
Parti içinde eleştiri yapanlara da  adeta ‘Sizi kongre salonuna dahi koymam’ dercesine sopa göstermiş!..
‘Vah Bahçeli vah’ dememek mümkün olmadı..
Bahçeli sonbahar rüzgarı gibi!..
Şöyle bir bakalım..
12 Eylül 1980 ihtilali ile kapatılan MHP yeniden Türk siyasi hayatına dönerken ülkücü kadrolar önce muhafazakar partiyi ve ardından MÇP’yi kurarak birlik ve beraberliklerini hiç bozmadılar.
Siyasi yasakların halk oyuyla sona ermesinin ardından MHP yeniden açıldı. Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş yeniden genel başkanlığa getirilirken, ANAP genel başkanlığına da Mesut Yılmaz gelmiş, 1991 genel seçimlerinde MHP-RP ve IDP ile yapılan ittifakla TBMM’ye yeniden girmişti.
Ancak  grup kuracak sayıyı bulamamıştı. 1995 genel seçimlerine tek başına girme kararı alan MHP, yeniden TBMM dışında kalmış, seçim mağlubiyetinin bedelini ise genel sekreter Dr. Devlet Bahçeli ödemiş, Başbuğ Türkeş tarafından görevden uzaklaştırılarak Gazi Üniversitesi’ne gönderilmişti..
Genel Sekreterliğe Koray Aydın’ı getirmişti.
Kendisi ebediyete intikal edince de olaylı bir kongre ile genel başkanlığa getirilen Bahçeli’nin 1999 genel ve yerel seçimlerinin ardından ‘DYP ve ANAP dinlensin’ diyerek partisini DSP lideri merhum Bülent Ecevit ve eşi Rahşan Ecevit’in iftiralarına rağmen istinmeyen bir hükümet olmaya mahkum bırakmış, Başbakanlığı, ardından Cumhurbaşkanlığı’nı elinin tersiyle itmişti..
Bu millet de kendisini 3 Kasım 2002’de TBMM dışına itmişti. Bugüne  kadar yapılan 6 ayrı yerel ve genel seçimi kaybettikten 16 yıl sonra 7 Haziran 2015 genel seçimleriyle AK Parti, ilk kez iktidarı kaybetme korkusu ile baş başa kalmıştı..
Bu bloğu  gören Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan TBMM Başkanı Deniz Baykal’ı Beştepe’ye davet ederek görüşme talep edince yeniden sahneye çıkan Bahçeli HDP sendromunu ortaya koydu..
Baykal’ın TBMM Başkanlığı’na şiddetle karşı çıktı ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun TBMM Başkanlığı’na aday gösterdi.
AK Parti de İsmet Yılmaz’ı..
AK Parti TBMM Başkanlığı’nı Bahçeli’nin müthiş siyasi hünerleri ile (!) kazandı. İlk iş olarak da Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ı ziyaret etti. CHP ve HDP bu ziyarete katılmazken MHP katıldı! Bahçeli ne yapsa yeridir misali!
Bu arada rolünü iyi oynayan Dr. Bahçeli kendisine yapılan koalisyon tekliflerini şiddetle reddetmeyi hiç ihmal etmedi. AK Parti’yi CHP ile hükümet olmaya zorlarken, Kemal Kılıçdaroğlu, Bahçeli’ye ‘Gelin hükümeti kurun, biz gerekirse size HDP ile dışarıdan destek veririz’ demesi Dr. Bahceli’yi çok kızdırdı!.
Ne adam değil mi:
Başbakanlık adamın korkulu rüyası!.
Ve Kılıçdaroğlu’nu koltuk tedarikçisi yaparken %60’lık bloğu tamamen yıkarak AKP’yi öyle bir rahatlattı ki ‘Böyle düşman dostlar başına’ dedirtti.. Recep Tayyip Erdoğan’ın bütün hamlelerinin önünü açtı  mübarek adam!
Sanırım yüzüne olmasa da arkasından Bahçeli’ye ‘Allah razı olsun’ demiştir.
Ben bir kere değil 41 kere derdim..
Her şeye sürekli hayır diyen, teşkilatını tek adam anlayışıyla yöneten Bahçeli’nin sandıkta seçmeni tarafından cezalandırılacağı aşikardı..
1 Kasım seçimi yapıldı.
AKP tavan, MHP taban yaptı..
AKP %50’lere  ulaşırken MHP elindeki bulgurdan olarak 40’a düştü, HDP’nin gerisine düşerek 4. parti oldu..
 Bahçeli hala meydan okuyor..
Hala ben diyor..
Hedefi baraj altı olmak!.

Sayın Dr. Devlet Bahçeli istersen bir anket yap..
‘Bahçeliye güveniyoruz’ diyen  % 10 çıksın, ben yazarlığı bırakırım..