Başkanı ona B Planı olarak baktı, basın onu kurtarıcı olarak gördü, AntiGüneşçiler gelişini “Şenol Hoca gitsin de ne olursa olsun!” mantığıyla değerlendirdiler. Bizim de elbet Tolunay Kafkas’ın Trabzonspor’un dümenine geçmesiyle ilgili bazı tespitlerimiz vardı. Lakin maç trafiğinin hassasiyetinden ötürü yorumlarımızı bugünlere kadar erteledik.
Trabzon kamuoyunda Şenol Güneş’in varisi olarak zikredilen üç isimden biriydi Kafkas. Ünal Hoca ve Şota söz konusu olmazsa Trabzonspor’un yeni kaptanı o olacaktı. Keza, müthiş bir manevrayla hepsini sollayıp, bir gecede kuruldu kaptan köşküne.
Balık baştan kokarmış ya o misal... Tolunay Hoca’nın gelişi de ta en başından hatalar silsilesiydi. Çünkü yerine düşünülen kişi, daha takımla ilişiğini kesmemiş, savaş alanından ordusuyla memleketine dönmemiş muzaffer bir komutandı. Öyle ki, Şenol Güneş Elazığ maçının ardından basın toplantısına çıkmadan, Şener’in talimatıyla Tolunay Hoca, Trabzon’a gelmek için havaalanında check-in yaptırıyordu.
Basın toplantısından evvel Başkan ve Asbaşkan ile beyin fırtınası yapan Güneş, kendisine kurulan kumpası sezmiş ve “İstifa ediyorum.” diyerek son kozunu oynamıştı. Başkan “Sen bilirsin.” şeklinde bir yanıtla, Güneş’in kararını memnuniyetle karşıladı. Güneş devri kapanmış, Sadri Şener her zamanki gibi Şenol Hoca’nın gölgesinde günü ve koltuğunu kurtarmıştı. Ya da öyle olmasını temenni ediyordu.
Basın ordusu çağırıldı, kılıçlar kuşanıldı, neredeyse maç için Trabzon’a gelmeyen Sadri Şener, ta İstanbullardan kalktı Trabzon’a geldi. Her şey Tolunay Kafkas’ın imza töreni için hazırdı. (Elin kulüp başkanları dünya devlerine imza attırırken ortada yok! Sadri Başkan Kafkas’ın Trabzonspor ile olan evliliğine şahitlik ediyor.) Sadri Şener Şenol Güneş’in kulüpten ayrılması için haklı gerekçelerini(!) sıraladı, laf arasında fotoğrafını düzelttirdi ve sözü B Planına bırakarak salondan ayrıldı. Şimdilik işlem tamamdı. Bu bir süre daha kamuoyunu oyalardı.
Kafkas “Şenol Güneş ve Ünal Hoca’nın koltuğuna oturmak bana zul geliyor.” sözlerini söylerken, Güneş’in sıcağı daha soğumamıştı. Hürmette kusur etmediği “eski hocasını” suçlamaktan geri durmadı. “Kimse benim olduğum süre içinde elini kolunu sallayarak buradan gidemeyecek. Bizim canımızı acıtanın ben de canını acıtırım. Kimsenin gözünün yaşına bakmam.” şeklinde tehditler savurarak, Şenol Hoca zamanındaki otorite boşluğunu işaret etmiş, asla böyle ortamlara müsaade etmeyeceğini vurgulamıştı. Kendisinden başarı bekleyenlere atıfta bulunarak, “Kısa vadede bu işler olmaz. Zamana yaymak lazım.” diyerek “alt yapı zihniyeti” ile hareket edip temkinli davrandı. Bir manada kendini garanti altına almış oldu. Kafkas artık Trabzonspor’un resmi olarak yeni teknik adamıydı.
Kafkas’a hiçbir zaman ön yargılı davranmadığım halde, demeçlerinden ve yaptıklarından yola çıkarak kendisini samimiyetsiz bulduğumu ifade etmek isterim. Öncesinde de çevreden de kindar yapıda biri olduğuna dair duyumlar alıyorduk. Kafkas Kayseri’nin hocası iken bir Trabzonspor maçının ardından, galibiyetin verdiği sevinçle hakemi kutlayan Trabzonspor İdari Menajeri Caner Çuvalcıoğlu’na “Seninle bir gün hesaplaşacağız.” diyerek, tehdit etmiş. Tolunay Hoca’nın Trabzonspor’da göreve başlamasının akabinde Çuvalcıoğlu’nun kulüpteki görevine son verilmesi geçmişte yaşanan bu olayla ilişkilendirilmişti. Biz, böyle bir şeyin gerçek olabileceğine kanaat getirmedik. Fakat basından Tolunay Hoca’nın değişik anılarını okuyunca da kararımızı tekrar gözden geçirmemiz gerektiğini anladık. Bunun yanında, Milli Takım’la sözleşme imzalarken “Ben burayı basamak olarak görmüyorum. Uzun vadeli planlarım var.” demesine rağmen, kısa bir süre burada çalışmasının ardından soluğu Trabzonspor’da aldı. Acaba başka bir yerden daha iyi bir teklif glirse, aynı muameleyi Trabzonspor’a da yapar mı, diye aklımdan geçmiyor da değil.
Aslında ben derim ki, tüm olup bitenler bir yana, Tolunay Hoca ne kadar öfkesini ve kinini bir kenara bırakıp, samimi bir şekilde Trabzonspor’a nasıl katkı sağlarımın hesaplarını yapması gerekir. Yoğunluğunu ve enerjisini Trabzonspor’un başarısına kanalize etmesi herkesin hayrına olur.