Neyi yazalım?
Ağız tadıyla, gururla yorumlayacağımız bir maç çıkarmayanları mı yazalım?
Neyi yazalım?
Bariz gollere düdük çalmayan, işine geleni görmeyen hakemleri mi yazalım?
Elinden şekeri alınan çocukların bile çığlığı bastığı yerde, gasp edilen golümüzün hakkını aramayan sümsük futbolcularımızı mı yazalım?
Neyi yazalım?
Ruhsuz, kimliksiz, kişiliksiz, agresiflikten uzak oyuncularımızı mı?
Halı sahada gazozuna maç yapanların bile daha iddialı oynadığını, futbolcularımızın efemine çıtkırıldımlığını mı yazalım?
Neyi yazalım?
Aynı karşılaşmada hem talihsiz hem de vurdumduymaz olan Bamba’yı mı?
Yoksa onuru kırılan Onur’u mu yazalım?
Neyi yazalım?
Her Fener maçında aynı hatayı yapan Serkan’ın gereksiz centilmenliklerini mi yazalım?
Neyi yazalım?
O yağmurda, soğukta Avni Aker’i hınca hınç doldurmuş, üstüne üstelik poşete konulmuş(!) cefakâr taraftarımızın, beklentilerinin karşılığını almadan, evlerinin yollarını tutmasını mı?
Kalp ağrımızı, hayal kırıklıklarımızı mı yazalım?
Neyi yazalım?
Fener’i yenmeyeni dövdükleri bu sene, aynı Fener’den üç tane yememizi mi yazalım?
Neyi yazalım?
Alınan tüm kötü sonuçların müsebbibi olarak gösterilen Güneş’i mi?
Yoksa B planı olarak görülen Kafkas’ın merhem olamadığı yaralarımızı mı yazalım?
Neyi yazalım?
Takımın ortaya koyduğu futbola sadece ilk yarı tahammül edebilen(!) Başkan’ın, başkanlık koltuğundan kalkması beklenirken, stattaki koltuğunu terk etmesini mi yazalım?
Yoksa Şener’in her şeyi bir yana bırakıp herkese laf yetiştirmesini mi yazalım?
Neyi yazalım?
Yüzsüzleri, uğursuzları, yanlış yol haritalarını mı yazalım?
Neyi yazalım?
Trabzonspor’u bu hale getirip, sıcak koltuğundan hala öteye beriye hava atanları mı yazalım?
Neyi yazalım?
Dün geceki maçta yüreği büyük, sevdası büyük, takımına tam destek veren taraftardan başka yazmaya değer bir şey bulabilseydik inanın birkaç satır karalardık!
Maalesef yok!
Neyi yazalım?
- - - -