Serviks Latincede boyun anlamına gelen rahim’in (uterus’un) dar ve silindirik olan alt segmentidir. Vajinanın üst bölümünde yer alır ve genellikle 3-4 cm uzunluktadır. Tüm dünyada yılda 400.000 üzerinde serviks kanseri olgusu görülmekte ve her yıl yaklaşık 250.000 hasta serviks kanserinden ölmektedir. Serviks kanseri, dünyada her iki dakikada bir kadın ölümüne neden olan ve kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanserdir. Bütün kanserlerde olduğu gibi serviks kanseri de birden ortaya çıkmaz. İlk olarak öncü lezyonlar ile çoğunlukla semptomsuz ortaya çıkar. İlk çıkan lezyonlar rahim ağzında değişime hassas bölgedeki hücrelerde olur. Söz konusu hücresel bozulmalar prekanseröz lezyonlardır ve servikal intraepitelyal karsinomlar (CIN) olarak adlandırılır. Bu hücreler yavaş yavaş bozulma göstererek ilerler ve 10-20 yıl içinde Serviks kanserine dönüşebilir.

Her hastalığın olduğu gibi serviks kanserinin de oluşumuna neden olan bazı faktörler vardır. Bunlar: Yüksek riskli Human Papillomavirus (HPV) tipleriyle uzun süreli enfeksiyon, Sigara içmek, zayıflamış bağışıklık sistemi, erken yaşta cinsel aktivite başlangıcı, çok sayıda cinsel partnere sahip olmak, düşük sosyoekonomik durum ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişimdir.

Rahim ağzı kanseri erken evrelerinde genellikle belirgin bir belirti göstermez. Genelde belirtiler Adet dönemleri arasında kanama veya lekelenme, menopoz sonrası kanama, normalden daha uzun veya daha ağır adet kanamaları, anormal vajinal akıntı, alt karın bölgesinde ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı şeklinde olur. Fakat maalesef bu belirtiler görüldükten sonra genelde geç kalınmış olabiliyor. Rahim ağzı kanseri henüz kanser öncesi hücrelerin bozulma evresinde veya hastalığın erken evresinde teşhis edilirse tedavi edilebilir. En önemli konu hücrelerdeki bozulmaların hastalık evresine gelmeden teşhis edilebilmesidir. Erken tanıya yönelik pratik ve uygulanabilir testler ile bir çok vaka kanser evresine gelmeden saptanabilmekte ve kolaylıkla tedavi edilebilmektedir. Erken tanıda özelllikle Pap-Smear ve HPV DNA Testi önemlidir.

Rahim ağzı kanser oluşumunu önlemek için neler yapılmalıdır?

1-HPV Aşısı: HPV aşısı, özellikle genç kadınlarda rahim ağzı kanserini önlemede oldukça etkilidir. Rahim ağzı kanserinde suçlanan en önemli faktör HPV virüsüdür. Günümüzde artık bu virüse karşı aşı geliştirilmiştir. Özellikle cinsel ilişkiye henüz girmemişken yapılan aşı maksimum koruyuculuk sağlamaktadır. Konu hakkında bilgi almak ve uygulama takvimini belirlemek için Kadın Hastalıkları Uzmanına başvurulması en uygun yol olacaktır.


2-Rahim ağzı kanseri için en büyük risk, hiç PAP smear yaptırmamış olmaktır. Böyle bir kadında, yaşam boyu serviks kanserine yakalanma riski 1/100’dür. Tek bir negatif PAP smear, kanser riskini %45 oranında, yaşam boyu alınmış dokuz adet negatif PAP smear ise bu riski %99 oranında azaltmaktadır. Türkiye Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 2009–2015 yıllarını kapsayan kanser tarama programında, serviks kanseri ulusal tarama programına alınmıştır. Hekimin belirleyeceği aralıklarla PAP smear alınması ve sonuçlara göre tekrarlanması çok önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur.

3-Serviks kanserinin erken tanı ve taramasında bir diğer önemli yöntem de HPV DNA testidir. Mevcut tüm servikal tarama testleri içerisinde, HPV testi en objektif ve tekrarlanabilir olanıdır. HPV DNA testinin serviks kanseri ile ilişkisi artık kanıtlanmış olup, serviks kanserli hastaların %99,9 HPV DNA varlığı gösterilmiştir. Son yıllarda geliştirilen HPV DNA testinin sitolojik veya diğer bilinen tarama yöntemlerine göre daha duyarlı olduğu gösterilmiştir.


4-Sigara Bırakma: Sigara içmek ve sigara dumanına pasif içici olarak maruz kalmak bütün kanserlerde olduğu gibi rahim ağzı kanseri riskinide artırır. Bu nedenle sigarayı bırakmak korunmak açısından önemlidir.


5- Güvenli Cinsel İlişki: Kondom kullanımı, HPV bulaşma riskini azaltabilir. Bu şekilde rahim ağzı kanser oluşumunda en önemli etken olarak görülen HPV virüsten korunma sağlanmış olur.

Bu önlemler, rahim ağzı kanseri riskini azaltmanın en etkili yolları arasında yer alır. En önemli nokta bütün kadınların periyodik olarak Kadın Hastalıkları Uzmanlarına başvurup kontrollerini yaptırmalarıdır. Bilinmelidir ki erken teşhis edilen prekanseröz bozulmalar çok kolay tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle bütün kadınlar düzenli olarak Kadın doğum uzmanı kontrolünde olmalıdır. Unutulmamalıdır ki yapılacak periyodik muayeneler daha sonra hayatınızı elinizden alabilecek hastalıklar için en önemli önlemdir.