Yılan hikâyesine dönen Akyazı Projesi’nde sonlara doğru gelinirken, projede yer alacak diğer detaylar da yavaştan şekillenmeye başladı. Akyazı Projesine karşılık, Avni Aker başta olmak üzere, Yavuz Selim, 19 Mayıs Spor Salonu ve Akçaabat’a kadar uzanan bir yıkım serüveni planlandı. Bütün bu tarihin üzerine cafcaflı, bol rantlı beton yığını bir AVM dikilerek becayiş tamamlanacak, iyi mi?


Trabzon futbolunun çığır açmasında etkin rol oynayan, mabede dönüşmüş iki mekân vardır: Biri Ziya Bey diğeri Yavuz Selim Stadı. Ziya Bey’i beton yığınlarına kurban verdikten sonra, Trabzon futbolunun %50’si ağır hasara uğramıştı. Şimdilerde ise namluyu Yavuz Selim’e doğrultarak, Trabzon futbolunu tamamen yok etmeye çalışıyorlar. Bu bir sabotedir. Trabzon futbolunun beslendiği, yüz yıllık çınarın köklerine dinamit lokumu yerleştirmektir.


Yavuz Selim öyle şanlı bir geçmişe sahiptir ki, üzerinde top oynayan ilk futbol takımı oyuncuları 1. Dünya Savaşı’nda şehit olmuşlardır. Trabzon’da atletizmden futbola kadar bütün branşların beşiği Yavuz Selim’dir. Amatörün kalbidir.


Ziya Bey’de adım atmak futbolcu olmanın vizesini almakla eş değerdi bir zamanlar. Şimdilerde ise Yavuz Selim bu görevi üstlenmiştir. Yavuz Selim’e ayak basmayan Avni Aker’de top koşturamaz. Yavuz Selim’e çıkmayan Aslan Tepe’yi hayal edemez. Yavuz Selim Trabzon’un Webley’i, NouCamp’idir.


Erzurum, Kayseri, Mersin, Rize, Samsun’da yeni statlar yapılırken, karşılığında şehirden bir bedel ödenmesi istenmezken, bu oyun neden Trabzon’a oynanmaya çalışılıyor?..


Şuanda Trabzon futbolu biraz ayakta durabiliyorsa, Türkiye’de adından söz ettirebiliyorsa, Trabzonspor eğer varsa bunda Ziya Bey’in ve Yavuz Selim’in payları yadsınamaz. Yavuz Selim’in mevcut durumunu korumak için başta Bakan Erdoğan Bayraktar’a çok iş düşüyor.


Trabzon’un en küçük sorununu kendine büyük dert eden Sayın Bayraktar’ın, Yavuz Selim için gerekli hassasiyeti gösterip, müdahalelerde bulunacağından hiç kuşkumuz yoktur.


ASKF ve Trabzon Amatör Kulüpleri organize olup bu konuyla ilgili güç birliği yapmalı ve duruşlarından taviz vermemelidir. Yavuz Selim’in mevcut pozisyonunu korumak için ne yapılması gerekiyorsa, herkes elini taşın altına sokmalıdır.


Yavuz Sultan Selim tahta çıkmadan önce Trabzon’da valilik yapmıştır. İstanbul’da yapılacak olan 3. köprüye de Yavuz Sultan Selim ismi verilecektir. Şimdi sorarım size: İstanbul’da bu değere sahip çıkılırken, Trabzon’da mevcut yaşatılan ismini yerle bir etmenin ne âlemi var? Yavuz Selim’i koruyalım, kollayalım, yaşatalım!