Sağlık Bakanlığı’na acil çağrımdır; acillere acilen psikolog kadroları tahsis edilmeli ve buralarda güvenlikle birlikte sürekli psikologlar bulundurulmalıdır.
Üstelik bu konularda yeniden bir eğitim verildikten sonra.
Bunlar öncelikle hasta yakını ile hekim arasında iletişim kurmalı ikincisi ise gerektiğinde, şiddet söz konusu olursa ilk yine onlar müdahale etmeli ve onları sakinleştirmelidir.
Eğer sorun giderilmezse o zaman zaten güvenlik güç kullanabilir. Demek ki söz ve uyarı bitmiştir. 
Bir hasta yakını, psikolojik olarak hastadır. Hele de acile gelmiş ise.
Ona kaba kuvvetle davranmakla onu daha da tahrik edersiniz.
Onunla, yatıştırmak için, birkaç saniye veya birkaç dakika, bir psikolog ilgilenmelidir. 
Zaten sağlık çalışanlarına kaba davranan biri çok da akıllı ve medeni sayılmaz.
Ama sonuçta yine de insandır!
Kaldı ki etrafında zırh örülen hekimler bile hasta yakınlarına gerekli saygıyı ve ihtimamı göstermeyince onlar da ne kadar akıllı olsalar da, zaten hastasının psikolojik etkisi altında, bir de bu saygısızlık karşısında patlıyorlar.
Mesele saygıdır.
Bir hekim, benim ki sabrımı taşırabiliyorsa(!), üstelik profesör olmuş,  düşünün siz sokaktaki insanların halini.
Bunu kimse savunamaz!
Olaya adil bakabilmek için bu gerçekleri medenice ortaya koyabilmeliyiz.
Bunu göz ardı etmemeliyiz.
Bir sokak cahilinin; o, okumuş, hekim olmuş, beyaz önlüklü, Hipokrat yemini etmiş kişilerden beklentisi sadece birkaç saniyelik küçük bir ilgi ve saygıdır.
Bu ondan esirgenmemelidir. 
Evet, öncelik hastanın sağlığıdır, doğru.
Hekim hasta ile mi ilgilenecek yoksa yakınıyla mı?
Bu da doğru. Ama sen sıradan biri değilsin hekimsin.
Bu ismin analizini iyi yapmak ve ona göre davranmalısın. 
Hastayı içeriye alıp ardından yakınını kovmak doğru değildir.
Bu millet batılı gibi değildir; hasta, yabancı bile olsa ona karşı duyarlıdır, kaldı ki yakını.
Öyle, “Ben hastanızı aldım, gereğini yaparım sen git” diyemezsiniz ona.
Biraz empati lütfen!
O küçük, birkaç saniyelik ilgisizliğin bedelini büyük felaketlerle ödüyoruz.
Bazı uzman hekimlerin, iletişim konusunda, bizimle birlikte koçluk eğitimi aldıklarına şahit oldum.
Onları buradan tebrik ediyorum.
Evet, bilhassa acillerde, güvenlik birimlerinin yanında birer özel psikolog bulundurulmalıdır. 
Üstelik bunlar bayan ve özenle seçilmeli, öyle birilerinin adamı diye de oraya alınmamalıdır!
İşin uzmanı, saygın, sabırlı ve nezaket sahibi olmalı.  
Unutmayalım tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. 
İşte o zaman bu sorunların azalacağını göreceğiz, sopayla hastanenin kapısında beklemekle değil.
Hekime, çalışana, hasta yakınına ve güvenlik birimlerimize; birbirimize biraz anlayış ve biraz saygıyla bu işleri çözebiliriz ancak.