Trabzonspor’un Süper Lig’de geride kalan ilk 6 haftalık performansına baktığımızda, takımın henüz istikrarı yakalayamadığı açıkça görülüyor.
Özellikle iç saha ve deplasman performansları arasındaki büyük fark dikkat çekiyor. Kendi sahasında adeta fırtına gibi esen, rakiplerine karşı net skorlar alan Trabzonspor; deplasmanda ise hem aldığı sonuçlarla hem de ortaya koyduğu futbolla taraftarını hayal kırıklığına uğrattı.
Her iç saha maçının ardından “Trabzonspor artık yoluna girdi” diye düşünürken, ilk deplasmanda yaşanan puan kaybı bu umutları yeniden gölgeliyor.
Son olarak iç sahada Galatasaray karşısında alınan galibiyet ve ortaya konulan mücadele ise camiaya yeniden büyük bir umut verdi.
Şimdi sırada Samsunspor deplasmanı var.
Trabzonspor, zirve yarışında ne kadar iddialı olduğunu göstermek istiyorsa milli aranın ardından oynayacağı bu karşılaşmadan mutlaka galibiyetle dönmeli.
Çünkü deplasmanlarda yaşanacak puan kayıpları, Bordo-Mavili ekibin hedeflerini sekteye uğratabilir. Bordo-Mavili takım, Galatasaray karşısında gösterdiği mücadele gücünü artık deplasmanlara da taşımak zorunda.
Sahaya çıkacak her oyuncu formasının hakkını son düdüğe kadar vermeli.
Çünkü futbol sadece kaliteli ayaklarla değil, mücadeleyle de kazanılıyor.
Ne kadar kaliteli bir kadroya sahip olursanız olun, sahada savaşmadığınız, rakibinize karşı gereken mücadeleyi ortaya koymadığınız sürece istediğiniz sonuca ulaşmanız kolay değil. Galatasaray karşısındaki Trabzonspor bize önemli bir mesaj verdi.
Bu takım, mücadele ettiği zaman ligde her takımı yenebilecek güce sahip olduğunu gösterdi. Şimdi sıra bunu deplasmanda kanıtlamaya geldi.
Artık deplasmanda da kazanma zamanı.
Bordo-Mavili ekibin başına geçen ve Trabzonspor macerasına Galatasaray zaferiyle başlayan teknik direktör Thomas Reis’in takımı önümüzdeki haftalarda nerelere taşıyacağını hep birlikte göreceğiz.
Ama bir gerçek var.
Trabzonspor içeride fırtına, dışarıda da aynı Trabzonspor olmak zorunda.
……………….
HAK EDEN GİYECEK
Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, göreve başlar başlamaz futbolcularına önemli bir mesaj verdi.
“Kadro tercihlerimde isimlere değil, performansa bakacağım.”
Yani bundan önceki kariyeriniz, takım içerisindeki konumunuz ya da geçmişte ortaya koyduğunuz performans artık tek başına yeterli olmayacak.
Bundan sonraki süreçte takıma gerekli katkıyı sağlayamayanın forma giymesi zor olacak. Kısacası Reis, futbolcularına “Bu formayı giymek istiyorsanız hak edeceksiniz” mesajını net bir şekilde verdi. Aslında hoca bunu söylemekle kalmadı, daha ilk maçında sahada da gösterdi.
Galatasaray karşısında Paul Onuachu gibi önemli bir ismi yedek kulübesinde oturtarak, forma konusunda isimlere değil performansa baktığının mesajını net şekilde verdi.
Artık söz futbolcularda…
Kendilerine verilen her fırsatı en iyi şekilde değerlendirmek zorundalar.
Reis’in bu adaletli forma anlayışı, takım içerisindeki rekabeti de artıracaktır.
Her futbolcu sahaya çıktığında formasını kaybetmemek için daha fazla mücadele edecek. Bu rekabetten kazanan ise sadece oyuncular değil, Trabzonspor olacak.
Çünkü sahada formasının hakkını veren, mücadele eden ve takımına katkı sağlayan kim olursa olsun, o formayı giymeyi hak ediyor.
Thomas Reis’in mesajı net.
İsimlere değil, sahadaki performansa bakarım!
Şimdi futbolcuların yapması gereken ise çok basit.
Forma istiyorsanız, hak edin.
…………………..
MHK’DA İSİMLER DEĞİŞİYOR
Türk futbolunda yıllardır değişmeyen bir gerçek var.
Hakem hataları bir türlü bitmiyor.
Merkez Hakem Kurulu’nun (MHK) başına kim gelirse gelsin, sezonlar değişse de tartışmaların adresi değişmiyor. Hakem kararları üzerinden yaşanan krizler, futbolun önüne geçmeye devam ediyor. Bir türlü herkesin güven duyacağı, adalet duygusunu güçlendirecek bir düzen kurulamıyor. Üstelik yıllardır aynı iddia ve tartışmaların içerisinde dönüp duruyoruz. Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın hakem kararlarından daha fazla fayda gördüğü yönündeki tartışmalar hiç bitmiyor.
İşin ilginç tarafı ise bu üç kulübün de hakem yönetimlerinden en fazla şikayet eden takımlar arasında yer alması…
Futbol kamuoyunun hakem yönetimlerine duyduğu güven her geçen gün daha fazla sorgulanıyor.
Çok fazla uzatmaya gerek yok.
MHK’da yine bir değişiklik yaşanabilir, yeni bir yönetim göreve gelebilir, yeni isimler koltuklara oturabilir. Ancak anlayış değişmediği sürece sonuçların da değişeceğine inanmak zor. Çünkü yıllardır aynı senaryoyu izliyoruz.
Türk futbolunun ihtiyacı olan şey, isim değişikliğinden çok adil, şeffaf ve güven veren bir sistem. Bu düzen kurulmadığı sürece tartışmalar bitmeyecek.
Daha önce de ifade ettik, yine söylüyoruz.
Adalet duygusunun olmadığı yerde Türk futbolunun bir adım ileri gitmesi mümkün değil. Artık mesele kimin haklı, kimin haksız olduğundan çok daha büyük.
Mesele, herkesin aynı kurallara tabi olduğuna inanacağı bir futbol düzeni kurabilmek.
……………
BU FORMA EMEK İSTER
Trabzonspor, hazırlık maçında Drogheda United ile karşı karşıya geldi.
Bordo-Mavili ekip sahadan 1-0'lık mağlubiyetle ayrılırken, teknik direktör Thomas Reis bu karşılaşmada hem genç oyunculara hem de uzun süredir forma şansı bulamayan isimlere süre verdi.
Açıkçası bizim gözümüz daha çok genç oyuncuların üzerindeydi.
Çünkü böyle karşılaşmalar, genç futbolcular için kendilerini gösterme adına önemli fırsatlar sunuyor. Ancak sahada bizi heyecanlandıran, "Bu oyuncuda iş var" dedirten bir görüntüyle karşılaşamadık.
Tam tersine, bazı genç oyuncuların mücadele içerisinde yeterince istekli olmadığını gördük. Adeta sahada yürüyerek oynadılar.
Oysa Trabzonspor A takımında forma giymek kolay değil.
Bordo-Mavili formayı giymek için sadece yetenekli olmak da yetmiyor; mücadele etmek, sorumluluk almak ve sahaya bütün gücünü yansıtmak gerekiyor.
Genç futbolcuların önlerine gelen bu fırsatları iyi değerlendirmesi şart.
Çünkü Trabzonspor gibi büyük bir camiada forma rekabeti oldukça yüksek.
Bir oyuncunun kendisini gösterebilmesi için verilen her dakikayı en iyi şekilde kullanması gerekiyor.
Drogheda United karşılaşması gençler adına önemli bir sınavdı.
Bu sınavdan gerekli mesajları çıkarmaları gerekiyor.
Bundan sonraki süreçte daha fazla çalışmalı, fiziksel ve mental olarak kendilerini geliştirmeli ve A takım formasını hak ettiklerini sahada göstermeliler.
Çünkü Trabzonspor formasını giymek isteyen çok oyuncu var.
Önemli olan, o formayı giydiğinde hakkını verebilmek.
…………………
TARAFTARIN YOL ÇİLESİ
Trabzonspor’un Drogheda United ile oynadığı hazırlık karşılaşması öncesinde bazı Bordo-Mavili taraftarlar, ulaşım nedeniyle mağduriyet yaşadı.
Maça gitmek isteyen bazı taraftarlar, karşılaşma saatine yakın, stat güzergâhından geçerek Akçaabat yönüne giden Trabzon Büyükşehir Belediyesi’ne ait otobüse bindi.
Ancak otobüs şoförü, maç nedeniyle bölgede trafik yoğunluğu yaşanabileceğini gerekçe göstererek yolcuları Beşirli son durağında indirdi.
Otobüsten indirilen yolcular, ulaşmak istedikleri noktalara yürüyerek gitmek zorunda kaldı. Burada dikkat çeken nokta ise söz konusu karşılaşmanın bir hazırlık maçı olması ve otobüsün stat güzergâhından geçtiği sırada bölgede herhangi bir trafik yoğunluğunun bulunmamasıydı.
Maç günlerinde benzer uygulamaların daha önce de yaşandığı ifade edilirken, vatandaşlar bu durumun artık bir çözüme kavuşturulmasını istiyor.
Elbette Trabzonspor’un maçları sırasında şehir trafiğinde gerekli tedbirlerin alınması son derece önemli. Ancak alınan tedbirlerin vatandaşları mağdur etmemesi de gerekiyor. Trafik yoğunluğu olmadığı halde toplu taşıma aracındaki yolcuların güzergâh üzerinde indirilmemesi, özellikle yaşlı, çocuklu veya yürümekte zorlanan vatandaşlar açısından ciddi bir ulaşım sorununa dönüşebilir.
Buradan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Genç’e açık bir çağrıda bulunmak gerekiyor. Maç günlerinde ulaşım konusunda yaşanan bu soruna artık kalıcı bir çözüm bulunmalı.
Trabzonspor’un maçları şehrin ortak heyecanıdır.
Taraftarın tribüne giderken, vatandaşın da günlük ulaşımını sağlarken mağdur edilmediği bir ulaşım düzeninin oluşturulması gerekiyor.
Bordo-Mavili taraftar maça giderken yol çilesi çekmemeli.