Galatasaray’ın kendi sahasında Gençlerbirliği’ne kaybetmesinin ardından, Trabzon Beşiktaş maçının önemi herkes için artmıştı.
Beşiktaş’ın Avni Aker’den ayrılması zirveye çok yaklaşması, Trabzonspor’un kaybetmesi ise dibe iyiden iyiye demir atacağı ve ileriki günler açısından sıkıntılı süreçlere gireceği anlamına geliyordu.
Ayrıca, Trabzonspor’un mağlubiyeti, yönetimin erken kongre kararı alma olasılığına ve Tolunay Kafkas’ın hocalığının büyük ölçüde tartışılmasına, eleştirilmesine çanak tutacaktı.
Beşiktaş karşılaşması Trabzonspor kulübü ve ligdeki diğer takımlar için stratejik açıdan birçok sonuca gebe olabilecek bir maçtı.
***
Maçın ilk yirmi beş dakikası tamamen Trabzonspor’un üstünlüğünü kabul ettirdiği anlardı.
Galatasaray’ın puan kaybetmesinin vermiş olduğu rahatlıkla hareket eden Beşiktaş, bir müddet sonra yavaştan dengeyi kurarak, maçı ortaya çekti ve “Ben de varım!” mesajı verdi.
Trabzonspor Yasin ve Soner’li orta sahasıyla daha dirençli ve güvenli bir tablo çizdi.
Bamba’yı Afrika Kupası’ndan döner dönmez sahaya sürmesi ve Giray’ı sağlık problemlerinin hemen ertesinde kadroya alması Tolunay Hoca’nın takımın dümenine ilk geçtiğinde yaptığı yanlış tercihleriydi.
Biraz daha hazır, biraz daha mental yorgunluğunu atmış Bamba, dün gece takımın iyileri arasındaydı.
Karşılaşmanın ilk yarısı düşük tempoda ve tedirgin geçerken, Trabzonspor mücadele açısından geçtiğimiz haftalara göre biraz daha fazla yol kat etmişti.
Mustafa’nın Niang’a geçit vermemesi, Galatasaray Beşiktaş maçının yıldızı olan Fernandes’e Zokora kilidi, Olcan’ın almış olduğu fazla kilolara rağmen istekli ve arzulu oynaması, Henrique’nin gol arayışları akılda kalan nüanslardı.
Karşılaşmanın ikinci periyodu, ilk yarının fotokopisi gibiydi.
Maçın bu yarısına damgasını vuran Onur’un müthiş kurtarışıydı.
Dikkatimi çeken bir olaysa, Colman ve Giray yedek kulübesine giderken, aynı anda Giray’ın heyecanını kaybetmeden pozisyonu takip etmesi; Colman’ın ise umursamazca ve ilgisizce önüne bakmasıydı.
Bu durum, Colman’ın ne kadar duyarsız ve takımdan alakasız olduğunun bir göstergesiydi.
Nitekim ne şampiyonluğun yoğun stresini yaşayan Beşiktaş ne de yarım puan bile kaybetme lüksü olmayan Trabzonspor golü bulamadı.
Beşiktaş’ın çıkışına, Trabzonspor’un çöküşüne bakıldığında beraberlik de Trabzonspor açısından ölümcül bir sonuç değildi.
Trabzonspor önümüzdeki maçlar açısından, bu maçla az da olsa güven yeşertirken, yönetime de hafiften bir soluk aldırdı.