Geçtiğimiz haftaki Fener maçı tam bir kabus gibiydi.
Aldığımız ezici mağlubiyet, kimisinin sağlığını, kimisinin ekonomisini, kimisinin ruhalitesini, kimisininse aile düzenini altüst etti...
***
Hacı Bahadır, Bamba’nın ikinci goldeki talihsizliğini görünce kalbi dayanamayanlardan sadece biriydi.
Apar topar hastaneye götürdüler. Doktor kendisine kalp krizi bir de “hasta Trabzonsporlu” teşhisi koydu... Anjiyonun ardından yoğun bakımda birkaç gün tedavi ettiler.
On beş gün sonra da stent takacaklar iyi mi? Hacı Bahadır’ın kalbine ağır gelmişti Trabzonspor’un vahim durumu!
Hastane müdürü Davut Bey’i arayıp, maç gecesi benzer şikâyetlerle hastaneye gelenlerin olup olmadığını sorduğumda, otuz kişinin göğüs ağrısı şikâyetiyle kendilerine başvurduğunu, dördünün durumunu acil görülerek yoğun bakıma alındığını söyledi. Bu sadece Trabzon Ahi Evren Hastanesi’ndeki tablo...
Ya Trabzon’un, Türkiye’nin geri kalanı?
***
Fenerbahçe hezimetinin ardından iş öyle ciddi bir boyuta geldi ki, utana sıkıla, küme düşmemenin hesaplarını yapmaya başladık.
Çünkü Trabzonspor bundan sonra rakipleri baz alındığında zorluk derecesi yüksek olan tehlikeli bir viraja girmişti.
Tolunay Hoca’nın ne tarz önlemler alacağı konuşuladursun, Kafkas’ın Mersin’e dört as oyuncu olmadan çıkarma yapma kararı alması alttan alttan eleştirilere sebep oluyordu.
Bu tartışmaları yersiz bulduğumuzu, kadroya bakıldığında hiçbir futbolcunun diğerini aratmayacak potansiyelde olduğunu düşünüyorduk. Kumaş açısından birbirlerine fark atacak durumda değillerdi.
Ki daha önce aynı denemeleri, tercihleri Şenol Hoca da yapmış, çorak tarladan istenilen verimi alamamıştı.
***
Trabzonspor, Mersin maçına iştahlı başladı.
Bizden daha fazla can derdine düşmüş olan Mersin de aynı karşılığı verince, ilk golü atmanın karşısındakinin psikolojisini yıkma adına önemli bir adım olduğu gerçeği ortaya çıktı.
İki takımın da kırılganlık yapısı hemen hemen aynıydı.
Henrique bugüne kadar oynadığı maçlarda topla buluştuğu zaman, çok şey yapacakmış gibi görünüp, hiçbir şey yapamadan topu rakibine teslim eden havadan kurtulmuştu.
Meşhur bal yapamayan arı Henrique, harika bir gole imza atarak, hem kendine hem Trabzonspor’a müthiş bir katkı sağladı.
Trabzonspor ikinci golü bulamayınca, karşılaşmaya içi rahat bir şekilde devam edemedi. Futbolcularda ve taraftarlarda hep bir diken üstündelik vardı.
Abdullah ilk kez forma giymesine rağmen takımda sırıtmadı. Her geçen gün daha iyi olacağının sinyallerini verdi.
Olcan diğer maçlara göre daha gayretliydi.
Serkan ise bir var bir yok!
Maç bu karambolde lehimize sona erdi.
Bu müsabaka sadece üç puanlık bir maç değildi.
Güven aşılama ve kırılma yaşama açısından çok önemliydi.
***
Trabzonspor’un oyun yapısının bir kalitesinin ve standardının olmaması bu sezonu bu şekilde bitireceğinin işaretidir.
Umarım gemiyi güvertesi hasar görmeden sağ salim limana ulaştırıp, önümüzdeki açık denizlere sağlam takviyeler yaparak çıkarız.
Takıma iyi bir ustanın elinden kalafat şart!