Bazı insanlar vardır; hiç tanışmamış olsanız da düşünceleri hayatınıza bir yerden dokunur.
İoanna Kuçuradi benim için böyle bir isimdi.
Türkiye’nin yetiştirdiği en değerli felsefecilerden, hocalardan ve düşünürlerden biriydi. Ama onu yalnızca akademik çalışmalarıyla anlatmak mümkün değil. Onun asıl meselesi insandı.
İnsan nasıl yaşar?
Birbirimize nasıl davranmalıyız?
Bir insanı değerlendirirken neye göre karar vermeliyiz?
Yıllarca bu soruların peşinden gitti.
Felsefeyi yalnızca üniversitelerin, kitapların ve kürsülerin konusu olmaktan çıkarıp hayatın içine taşıdı.
Bir söyleşisinde şöyle diyordu:
“Felsefe günlük yaşamda çok işimize yarar, zaten yaramalı da. Yoksa niçin yapıyoruz?”
Bugün bu cümle üzerinde biraz durmak gerekiyor.
Çünkü çok şey biliyoruz ama her zaman düşünmüyoruz. Hızla karar veriyor, kolayca yargılıyor, çoğu zaman karşımızdaki insanı anlamadan onun hakkında hüküm veriyoruz.
Kuçuradi ise bize düşünmenin yalnızca bilmek olmadığını hatırlattı.
“Herkesin kendi kafasıyla düşünmesi gerekiyor.” diyordu.
Belki de onun bıraktığı en değerli miraslardan biri buydu: Kendi aklımızla düşünmek ve verdiğimiz kararların sorumluluğunu almak.
Onun düşüncesinde insan hakları da yalnızca hukuk metinlerinden ibaret değildi. İnsana nasıl baktığımızla, birbirimize nasıl davrandığımızla ve insan onurunu ne kadar gözettiğimizle ilgiliydi.
Ve yıllar önce söylediği şu cümle bugün hâlâ çok şey anlatıyor:
“Olumlu yöndeki değişiklikler de olumsuz anlamda değişiklikler de tek tek insanlardan başlıyor.”
Ne kadar büyük bir sorumluluk taşıyor bu cümle.
Çünkü dünya dediğimiz şey, aslında tek tek insanların davranışlarından oluşuyor.
Bir çocuğa nasıl konuştuğumuzdan, bir öğrenciyi nasıl gördüğümüzden, bir başkasının hakkına ne kadar saygı gösterdiğimizden…
İoanna Kuçuradi ardında yalnızca kitaplar değil, düşünme cesareti bıraktı.
İnsan ve Değerleri, Etik, Nietzsche ve İnsan, Sanata Felsefeyle Bakmak gibi eserleriyle; dersleri, söyleşileri ve yetiştirdiği öğrencilerle düşünce hayatımızda derin bir iz bıraktı.
İyi hocalar yalnızca bilgi vermez.
İnsanın dünyaya bakışını değiştirir.
Kuçuradi’nin ardından geriye belki de en çok bu kalacak.
Bir soruyu daha dikkatli sormak.
Bir insanı hemen yargılamadan önce düşünmek.
Ve hayatın içinde, insana yeniden bakmak.
İyi ki düşündü.
İyi ki düşündürdü.
Saygıyla, minnetle…
Dr. Meriç Yılmaz