Bir siyasi partide sandığın güvenilirliği sandığa kimlerin ve hangi yöntemlerle taşındığında başlar. Üyelik sistemi tartışmalıysa kongrede ortaya çıkan iradenin meşruiyeti de sorgulanır. Bu nedenle Yeni Parti’nin ilçe kongreleri sonrasında gündeme gelen üyelik iddiaları sıradan bir örgütlenme tartışmasının ötesindedir; Genel Merkez’in kapsamlı, şeffaf ve tarafsız bir denetim yürütmesini gerektirir.
Bazı ilçelerde kongre öncesinde olağandışı üye artışları yaşandığı ve kimi kayıtların belirli adayların gücünü artırmış olabileceği öne sürülüyor. İddialar henüz kanıtlanmış değil. MHP, AK Parti ya da başka partilerden gelen yurttaşların Yeni Parti’ye katılması tek başına sorun oluşturmaz; siyasi tercih değiştirmek demokratik bir haktır. Belirleyici olan, üyeliklerin hangi koşullarda ve hangi amaçla gerçekleştirildiğidir. Kişisel iradeyle yapılan katılımlar doğal bir örgütlenme sürecine işaret ederken, belirli bir adayın oy gücünü artırmak amacıyla organize edilen üyelikler parti içi demokrasi açısından ciddi bir sorun oluşturur.
Üyelik kayıtları incelenmeli…
Genel Merkez’in atması gereken ilk adım açıklama yapmakla yetinmeyip üyelik sisteminin işleyişini denetlemektir. Bunun için ilçe bazında kongre öncesi üye artışları karşılaştırılmalı; kısa sürede çok sayıda kayıt yapan kullanıcılar, ortak iletişim ve kayıt bilgileri, dönemsel sıçramalar, aday çevrelerinde yoğunlaşan hareketlilik ve ödeme işlemlerindeki olağandışılıklar, kişisel veriler korunarak incelenmelidir.
Bu incelemenin amacı kişileri teşhir etmek veya siyasi geçmişleri üzerinden suçlamak yerine, üyelik sisteminin kongre iradesini etkilemek için kullanılıp kullanılmadığını belirlemektir. Herhangi bir aykırılık bulunması halinde sonuç ve yönteme ilişkin temel bilgiler kamuoyuyla paylaşılmalı; ihlal tespit edilirse parti tüzüğü ve ilgili kurallar uygulanmalıdır. Teknik bulgular da kişisel veriler korunarak parti kamuoyuna açıklanmalıdır.
Denetim yapılmadığı takdirde sorun tek bir ilçe kongresiyle sınırlı kalmayabilir. Aynı yöntemlerin il kongrelerine ve kurultaya taşınması, partinin temsil mekanizmalarına duyulan güveni zedeler ve kongrelerde oluşan iradenin meşruiyetini tartışmalı hale getirir. Bu nedenle Yeni Parti, örgütlenme sürecinde yalnızca hızlı üye artışına odaklanmak yerine üyeliklerin gerçekliğine ve yapının güvenilirliğine odaklanmalıdır. Genel Merkez, hiçbir adayı peşinen suçlamadan, hiçbir iddiayı da görmezden gelmeden hareket etmelidir.
Demokrasi, liyakat ve katılımcılık iddiası önce partinin kendi örgütlenmesinde karşılık bulmalıdır. Sorulması gereken, hangi adayın daha fazla üyeye sahip olduğu yerine, bu üyeliklerin hangi yöntemlerle oluşturulduğu ve kongre iradesini ne ölçüde temsil ettiğidir. Bu denetimler yapılmadığı takdirde gelecekte partimiz için bir beka sorunu oluşabilir. Benden söylemesi!