Bir hastanenin değeri bina büyüklüğüyle, yatak sayısıyla ya da kuru istatistiklerle ölçülmez. Bir sağlık kurumunu asıl ayakta tutan insan, bilgi, tecrübe ve kurumsal hafızadır. Duvarlar bir hastaneyi hastane yapmaz. O duvarların içinde üretilen bilim, verilen emek ve kurulan güven hastane yapar.

Ahi Evren’e de bu açıdan bakmak gerekir. Başhekim Doç. Dr. Mustafa Bulut var, Başhekim Yardımcısı Levent Karanis var, bilimsel çalışmalarıyla dünya literatürüne giren Prof. Dr. Kemal Uzun gibi değerli isimler var. Böyle bir bilimsel birikimin Trabzon’da bulunması yalnızca şehir için değil, bütün bölge için ciddi bir kazanımdır.

Ama Ahi Evren bu birkaç isimden ibaret değildir. Ameliyathanedeki cerrahından, yoğun bakımdaki hemşiresine, poliklinikteki hekiminden, laboratuvardaki teknisyenine, servis çalışanından, hasta bakıcısına, güvenlik, temizlik ve idari personeline hepsi aynı zincirin halkalarıdır. Sağlık hizmeti tek kişinin başarısı değil, büyük bir ekibinden işidir.

Elbette eksikler konuşulacak, hatalar eleştirilecek, yanlış yapan sorgulanacaktır. Fakat eleştiri başka, itibarsızlaştırma başkadır. Birkaç olumsuzluk üzerinden bütün kurumu değersizleştirmek, en çok o kurumda gece gündüz çalışan insanların moralini tüketir.

Ahi Evren için yapılması gereken insanı örselemek değil, sistemi güçlendirmektir. Bilim insanını desteklemek, doktorun çalışma şartlarını iyileştirmek, hemşirenin yükünü azaltmak, personelin emeğini görünür kılmak ve hasta ile hasta yakınının işini kolaylaştırmak gerekir.

Çünkü sağlık yalnızca tedavi değildir. Güven, iletişim ve insanlık meselesidir.
Trabzon’un tartışması gereken de budur. Bu hastanenin bilimsel kapasitesi nasıl büyütülür, nitelikli hekimler nasıl tutulur, çalışanların morali nasıl yükseltilir, Ahi Evren nasıl Türkiye’nin güçlü referans merkezlerinden biri haline getirilir?

Ahi Evren’e sahip çıkmak birkaç yöneticiyi ya da doktoru savunmak değildir. Trabzon’un sağlık hafızasına, bilimsel birikimine ve yüzlerce insanın emeğine sahip çıkmaktır.
Yanlış varsa söyleyin. Eksik varsa tamamlayın. Hata varsa hesabını sorun.
Ama Ahi Evren gibi değerli bir kurumu sürekli örselerseniz sonunda yalnızca duvarları kalır.
Çünkü bir şehrin hastanesini kaybetmesi için kapısına kilit vurulması gerekmez.
İçindeki nitelikli insanları kaybetmesi yeter.