Dün İsrail, etrafındaki bütün devletlere teröristçe saldırılarda bulundu.
Bugün ise ABD, gözünü kestirdiği Venezüella’ya teröristçe saldırdı.

Peki, gerekçe ne?
Uyuşturucu… Bir bahane.

Dün, yerle bir ettiği Irak’a neden saldırmıştı?
Nükleer… Yine bir bahane.

İran’a saldırısının gerekçesi ne?
Aynı şekilde, yine nükleer bahane.

Peki, İsrail’e kim engel olabiliyor?
Avuç içi kadar bir terörist devlet.!?

Farkındaysanız; ABD ile İsrail aynı davranışı sergiliyor.

Çünkü tüm bu sorunların başında onlar var ve görünen kara parçası İsrail.

Ortadoğu’daki ana kara parçasının adı İsrail,
Amerika kıtasındaki kara parçasının adı ABD,
Avrupa’daki kara parçasının adı ise Ukrayna.

Siz onların farklı bayraklar taşıdığına bakmayın…

Eyaletlerin de bayrakları var…

Yani Venezüella’ya saldıran aslında İsrailoğullarıdır.

Kısacası;

Bu olayın merkezindeki gerekçeler değişiyor, yöntem değişmiyor.

“Uyuşturucu”, “nükleer”, “demokrasi”, “güvenlik” gibi kavramlar burada amaç değil araç olarak sunuluyor. Asıl hedef ise güç, coğrafya, sömürü ve tahakküm.